Milli hava savunma şemsiyesinin son koruma halkası olan yerli lazer sistemi ALKA yapay zeka entegrasyonu ve artan enerji gücüyle yeni bir boyuta ulaştı.

Türk savunma sanayisi tarafından güvenlik güçlerinin kullanımına sunulan ve askeri literatürde lazer silahı olarak da adlandırılan ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi, modern muharebe sahasının değişen dinamiklerine göre yeni kabiliyetler kazanmayı sürdürüyor. Asimetrik hava tehditlerine karşı kritik tesislerin ve operasyonel birliklerin güvenliğini sağlamak amacıyla üretilen milli sistem, teknolojik altyapısını her geçen gün daha ileri bir seviyeye taşıyor. Geliştirme süreçleri kesintisiz devam eden bu yerli teknoloji, özellikle insansız hava araçlarının yarattığı riskleri sıfıra indirmek adına hava savunma katmanlarında çok stratejik bir rol üstleniyor.

Avrupa Teknolojide Kendi Yolunu Çiziyor, Bağımlılık Dönemi Bitiyor
Avrupa Teknolojide Kendi Yolunu Çiziyor, Bağımlılık Dönemi Bitiyor
İçeriği Görüntüle

Teknolojik Doğuş Süreci ve Envanterdeki Güç Seviyesi

ROKETSAN Silah Sistemleri ve Entegrasyon Direktörü Koray Dayanç, yürütülen çalışmaların arka planına dair önemli açıklamalarda bulundu. Sektördeki teknolojik hamlenin başlangıcını aktaran Dayanç, 2018-2019'lu yıllarda dron tehditlerine karşı özellikle kritik altyapıların, tesislerin korunması için yönlendirilmiş enerji silah sistemine yönelik teknoloji geliştirme çalışmalarına başladıklarını ifade etti.

Yarışmadan Doğan Milli Çözüm

Projenin kurumsal bir resmiyete dökülme aşamasına değinen Dayanç, daha sonra Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından açılan, ASELSAN, TÜBİTAK Bilgem ile yarıştıkları yarışmayı tek dron imha etmeyi başaran çözümle kazandıklarını dile getirdi. Bu başarının ardından ALKA sisteminin doğduğunu ve operasyonel teslimat süreçlerine hızlıca başlandığını bildirdi.

Değişen Tehdit Unsurları ve Güç Çarpanındaki Değişimler

İlk aşamada kritik tesislerin yurt içinde korunması amacıyla tasarlanan yerli sistem, ilerleyen süreçte askeri birliklerin özellikle yoğun sürü kamikaze dron taarruzlarına karşı savunulmasını sağlayacak bir yapıya kavuşturuldu. Gelişen dron teknolojilerinin getirdiği yeni savunma ihtiyaçlarını özetleyen Koray Dayanç şu ifadeleri kullandı:

"2,5 kilovatla başladığımız bu ilk sistemimizden sonra 5 kilovat ve 10 kilovatlara çıkmış durumdayız. Günümüzde dron tehditlerinin hızları, tehdit tipleri arttı. İlk başlarda hepsi elektronik radyo kontrollü olurlarken şu anda kablolu tiplere geçtiler ve soft kill tarzında elektronik karıştırmaya karşı robust (dayanıklı) bir hal almış oldular. ALKA, hem soft kill hem de hard kill yapabilecek bir kabiliyet kazanarak sistemde var olmaya devam ediyor."

Radar Teknolojilerinde Yeni Güncellemeler

Sistemin güncel operasyonel durumu hakkında bilgi veren Dayanç, halihazırda envantere vermiş durumdayız diyerek on kilovatlık sistemin aktif olarak görev yaptığını açıkladı. Tehditlerin her geçen gün hızlandığını vurgulayan direktör, bu nedenle algılama ve tespit zamanlarını kısma, iyileştirmeler konusunda radarda güncellemeler yaptıklarını ve daha fazla hedefi aynı anda yakalayabilmek adına yeni radar teknolojilerine geçmek üzerine çalıştıklarını paylaştı.

Yapay Zeka Algoritmaları Sisteme Başarılı Bir Şekilde Entegre Edildi

Gelişmiş yapay zeka algoritmalarının sisteme başarılı bir şekilde entegre edildiğini belirten Koray Dayanç, özellikle hava sahasındaki dron sayısı çok arttığı zaman operasyonel reaksiyon süresini kısmak için bu algoritmaları komuta kontrol sisteminin içine gömdüklerini aktardı. Süreci detaylandıran Dayanç, "Hem algılama süresini hem önceliklendirmeyi hem de operatöre düşen zamanlamayı kısacak şekilde tedbirlerimizi aldık. Güncelliyoruz. Sahadan gelen geri bildirimlerden her geçen gün iyileştirmeye devam ediyoruz" dedi.

Saniyeler İçinde Gelen Kesin İmha Yeteneği

Milli lazer silahının hedefi etkisiz hale getirme performansına değinen direktör, plakanın kalınlığı, vurma bölgesi ve lazer çıkış enerjisine bağlı olarak dronların 1 ile 5 saniye aralığında etkisiz hale getirilebildiğini ifade etti. Bu imha süresinin sisteme aktarılan enerji miktarıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyleyen Dayanç, "Her geçen gün enerjimizi artırıyoruz. Enerjimiz arttıkça bu süre giderek kısalıyor" diye konuştu. ALKA sisteminin intikal halindeki birlikleri, üs bölgelerini ve kritik altyapıları korurken hava savunmasının son noktası olarak görev yaptığını önemle vurguladı.

Çelik Kubbe Entegrasyonu ve Geleceğin Enerji Hedefleri

Milli imkanlarla yürütülen bu teknoloji geliştirme faaliyetlerinin dünyadaki benzer çözümlerle paralel şekilde ilerlediğini kaydeden Koray Dayanç, ROKETSAN'ın vizyonunu şu sözlerle aktardı:

"ROKETSAN olarak ALKA, sürekli gelişim içinde tuttuğumuz bir altyapımız, yönlendirilebilir enerji sistemimiz. Bu konuda sahadan aldığımız geri bildirimler ve operasyonel tecrübelerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelecekteki ihtiyaçlarını da çözecek şekilde ilerliyoruz. Özellikle ÇELİK KUBBE'nin lazer gücü olarak, çok katmanlı hava savunma unsuru olarak ALKA'nın yer almasını ve son noktada hard kill olarak görev yapmasını konumlandırıyoruz. Bu konuda da çalışmalarımız devam ediyor."

Milli sistemin gelecekte ulaşacağı enerji boyutuna ve güç artırım hızına yönelik bir soruyu da yanıtlayan Dayanç, daha hızlanacağız diyerek, 2x2x2 şeklinde değil de belki 5, 10, 20 katlar şeklinde ilerlemeleri gerektiğini ifade etti.

Türk savunma sanayisinin yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği ALKA, katmanlı hava savunma konseptinin en kritik halkalarından biri haline gelerek geleceğin asimetrik tehditlerine karşı ülkenin sınır güvenliğini çok daha korunaklı bir seviyeye ulaştırdı.

Kaynak: AA