Günümüzde ameliyat masalarında kullanılan malzemeler denilince akla genellikle son teknoloji ürünü metaller ya da plastikler gelir. Ancak cerrahi dikişlerde kullanılan ve vücutta kendiliğinden eriyen iplikler çok daha doğal ve eski bir hikayeye sahiptir. Bugün tıp dünyasında hala vazgeçilmez olan katgüt iplikleri, aslında hayvan bağırsağından üretiliyor. Bin yıl önce bir tıp dehası tarafından keşfedilen bu yöntem, günümüzde modern cerrahinin en temel yardımcılarından biri olmayı sürdürmektedir.

Hayvan Bağırsağından Üretilen İp: ‘Katgüt’

Halk arasında genellikle ‘kedi bağırsağı’ sanılan ancak gerçekte koyunların bağırsak mukozasından elde edilen katgüt, cerrahi tarihindeki en büyük devrimlerden biridir.

Taşacak Bu Deniz’in Yıldızları Dergi Çekimi Kamera Karşısına Geçiyor
Taşacak Bu Deniz’in Yıldızları Dergi Çekimi Kamera Karşısına Geçiyor
İçeriği Görüntüle

Katgütün tıp literatürüne girmesi tesadüf değildir. Müslüman bilim insanı El Zehravi tarafından tam bin yıl önce sistematize edilen bu yöntem, modern tıbbın temellerini atmıştır.

Zehravi, bir ipliğe geçirilmiş iki iğne kullanarak geliştirdiği dikiş tekniğiyle, koyun bağırsaklarından üretilen bu organik dokunun cerrahideki etkinliğini kanıtlayan ilk isimdir.

1840’larda popülerliği zirveye ulaşan katgüt, 20. yüzyılın ortalarına kadar ipek ve pamuk ile birlikte cerrahi iplikler arasında en çok tercih edilen iplik olmuştur.

Vücudun İçinde Kaybolan İpliklerin Sırrı

Katgütü yüzyıllar boyunca vazgeçilmez kılan en kritik nitelik, otobur hayvanların bağırsağından yapılması nedeniyle insan vücudundaki enzimler tarafından sindirilebilmesidir.

Yani bu iplikler, görevini tamamladıktan sonra vücut tarafından doğal bir şekilde emilmektedir. İlginç olan ise, bu hayati özelliğin ancak 18. yüzyılda tam olarak anlaşılabilmiş olmasıdır.

İsim kökenine dair tartışmalar da hala sürmektedir. ‘Catgut’ kelimesinin aslında kediyle bir ilgisi olmadığı, eski bir müzik aleti olan ‘fiddle’ telleri için kullanılan ‘kitgut’ tabirinin zamanla bu hale evrildiği düşünülmektedir.

Modern Cerrahiye Geçişte Sterilizasyon Hamlesi

19. yüzyılın son çeyreği, dikiş malzemelerinin hem güvenliği hem de çeşitliliği açısından altın bir dönemdir. 1860’larda ortaya çıkan karbonik katgüt ve ardından gelen kromik katgüt, sterilizasyon tekniklerinin cerrahiye entegre edilmesinin ilk sonuçlarıdır.

1900’lerin başından itibaren bu ipliklerin steril cam tüplerde fabrikasyon olarak üretilmesi, ameliyat sonrası enfeksiyon risklerini minimize etmiştir.

Zehravi’nin bin yıl önce tanımladığı, bugün ‘double’ dikiş olarak adlandırılan yöntem ve hint kenevirinden insan saçına kadar uzanan geniş malzeme yelpazesi, bugünkü tıbbi başarının tarihsel bir özetidir.

Muhabir: Merve Kesgin