NASA ve Durham Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, Ay’ın oluşum sürecine dair yerleşik teorileri değiştirdi.

En yüksek çözünürlüklü süper bilgisayar simülasyonları, uydumuzun dev bir çarpışmanın ardından aylar veya yıllar değil, sadece birkaç saat içinde şekillendiğini ortaya koydu.

Güneş sistemindeki 200’den fazla uydu arasında Ay, ana gezegenine oranla sahip olduğu büyüklük ile istisnai bir konumda yer alıyor.

Dünya’nın dörtte biri büyüklüğünde olan Ay’ın nasıl ortaya çıktığına dair bugüne kadar pek çok hipotez üretilse de, "Büyük Çarpışma Teorisi" en kabul gören açıklama olmaya devam ediyor.

Karanlık Madde İlk Kez Bu Kadar Net Görüldü: James Webb'den Yeni Harita
Karanlık Madde İlk Kez Bu Kadar Net Görüldü: James Webb'den Yeni Harita
İçeriği Görüntüle

1969 yılındaki Apollo görevlerinde Ay’dan getirilen kaya örnekleri, uydunun kökenine dair en somut kanıtları sundu.

Yapılan incelemelerde, Ay’daki elementlerin Dünya ile tamamen aynı izotop oranlarına sahip olduğu belirlendi.

Bu benzerlik, Ay'ın Güneş sisteminin başka bir yerinde oluşmadığını, aksine doğrudan Dünya ile bağlantılı bir materyalden meydana geldiğini kanıtladı.

Theia Çarpışması

Bilimsel verilere göre, yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Mars büyüklüğündeki "Theia" adlı hipotetik bir gezegen Dünya’ya çarptı.

Çarpışmanın etkisiyle uzaya saçılan devasa enkaz bulutu Ay'ı oluştururken, Theia’nın çekirdeği Dünya’nın çekirdeğiyle kaynaşarak gezegenimizin kütle yapısını değiştirdi.

Ekim 2022'de yayımlanan süper bilgisayar simülasyonu, bu enkazın birleşme hızına dair yeni bir perspektif sundu.

Eski modellerde bir yılı bulabileceği öngörülen birleşme sürecinin, gelişmiş parçacık analizlerine göre saatler içinde tamamlandığı ve Ay’ın stabil bir yörüngeye oturduğu gözlemlendi.

Ay’ın hızlı oluşumu, Dünya’nın erken dönem jeolojik yapısını ve atmosferik gelişimini doğrudan etkiledi.

Muhabir: Salih Demirelli