Ünlü besteci Beethoven, her sabah güne 60 kahve çekirdeğini tek tek sayarak hazırladığı kahvesiyle başlardı. Bu ritüel aslında sıradan bir takıntı değildi, onun yaratıcılığı besleyen bir rutindi.
Müzik dehalarından biri olan Beethoven’ın günlük yaşamı bir düzen üzerine kuruluydu. Her akşam yatağa tam 22:00’de gider ve uykuya dalardı. Sabahları ise saat tam 06:00’da güne başlardı. Sabahları yataktan kalktığı gibi ilk durağı her zaman mutfak olurdu. Kendisine özel hazırladığı kahvesinin çekirdeklerini tek tek seçerdi. Özenle seçtiği 60 çekirdek ile kahvesini hazırlardı. Beethoven’a göre kahvenin en ideal hali bu denge üzerine kuruluydu.
Rutinlerin Zihin Üzerindeki Etkisi
Birçok kişi Beethoven’ın yaptığı çekirdek sayma işi için çok yorucu yorumları yapabilir. Ama bilimsel açıdan bu durum enerji tasarrufu olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, rutinlerin karmaşık görevler öncesinde zihni hazırladığını ifade ediyor. Tekrarlayan eylemler beynin yükünü azaltarak odaklanma yeteneğini artırıyor.
Beethoven’ın her sabah güne başlarken gerçekleştirdiği kahve çekirdeği sayma eylemi de bu rutine dahil. Aslında müzik dehası bu eylemle günün geri kalanındaki karmaşık besteleme süreçleri için zihninde yer açıyordu. Çünkü, belirsizliğin olduğu bir yerde erteleme eğilimi ön plana çıkarken, rutinler yapılacak eylemlere karşı motivasyon kaynağı haline geliyor.
Aynı zamanda günümüzdeki dijital uyaranların altındaki dikkat dağınıklığı da rutinler sayesinde azalma eğilimi gösterebilir. Kişinin kendisine iyi gelen eylemlerde bulunması, zaman algısını tekrardan kazanmasına yardımcı olur.
Beethoven için bu eylem 60 çekirdekli bir kahveyken, sizin için ise kitap okumak ya da kısa bir yürüyüş ve meditasyon olabilir.




