Cyril Northcote Parkinson tarafından 1955 yılında ortaya atılan bu gözlem, bir işin tamamlanması için ayrılan süre arttıkça işin de o süreyi dolduracak biçimde genişleyebileceğini ifade eder.

İsminde yasa geçmesine karşın bu yaklaşım, her işin mutlaka kendisine ayrılan bütün zamanı kullanacağını söyleyen kesin bir bilimsel kural değildir. Daha çok, belirsiz görev tanımlarının ve gereğinden uzun teslim sürelerinin iş yapma biçimini nasıl etkileyebileceğini açıklamaya çalışan bir yaklaşımdır.

Zaman Yiyen Bir Canavar: Belirsizlik

Bir işletmede hazırlanan basit bir rapor için net bir kapsam ve teslim tarihi belirlenmediğini düşünelim. Çalışanlar rapora yeni tablolar ekleyebilir, biçimini defalarca değiştirebilir veya farklı yöneticilerden tekrar tekrar görüş isteyebilir. Yapılan çalışmaların bir bölümü faydalı olsa dahi belirli bir bitiş ölçütü bulunmadığında süreç uzayabilir.

Borsa İstanbul Güne Satıcılı Başladı: Endeks 11.100 Sınırına Çekildi
Borsa İstanbul Güne Satıcılı Başladı: Endeks 11.100 Sınırına Çekildi
İçeriği Görüntüle

Benzer biçimde, küçük bir satın alma kararının birçok yönetici tarafından onaylanması gerekiyorsa çalışanlar karar vermek yerine onay beklemekle zaman kaybedebilir. Söz konusu durum yalnızca personelin verimliliğini değil, işletmenin müşterilere yanıt verme hızını da etkileyebilir.

Neler Yapılabilir?

Parkinson Yasası'nın işaret ettiği riskleri azaltmak için görevlerin kapsamı başlangıçta açıkça belirlenmeli, teslim tarihleri gerçekçi tutulmalı ve her işlem için gerekli onay sayısı gözden geçirilmelidir. Toplantılarda amaç, gündem ve süre sınırı bulunması da gereksiz uzamaları azaltabilir.

Buradaki temel yaklaşım, çalışanlara sürekli daha az zaman tanımak değildir. Amaç, işin gerçekten tamamlanması için gereken süreyi doğru tespit etmek ve gereksiz aşamaların ortaya çıkmasına mani olmaktır. İşletmelerde verimlilik bazen daha fazla çalışmaktan değil, işin gereksiz yere büyümesini engellemekten geçer.

Muhabir: Utku KABAKCI