2006 yılında felaket bölgesindeki bir yeraltı gaz boru hattının patlamasıyla başlayan ve ilk etapta 13 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan olaylar silsilesi, zamanla Doğu Cava'nın en büyük çevre felaketine dönüştü. Aradan geçen yirmi yılda 600 hektardan fazla alan kaynayan çamurların altında kalırken, en az 12 köy tamamen haritadan silindi ve on binlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Felaketin 20. yıl dönümü anmalarında bir araya gelen mağdurlar, hükümetten çamur akıntısının çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dair kapsamlı bir inceleme yapılmasını talep etti. Bölge sakinleri, olaydan sonra çevrede kanser vakalarında artış yaşandığını ve kuyu sularının banyo dahi yapılamayacak derecede kirlendiğini vurguladı.

Amerika'daki Kırsal Ahırlar Neden Genellikle Kırmızı Renktedir?
Amerika'daki Kırsal Ahırlar Neden Genellikle Kırmızı Renktedir?
İçeriği Görüntüle

Geçim kaynaklarını ve evlerini kaybeden binlerce aile, içme suyu satışı veya küçük gıda tezgahlarıyla hayatta kalmaya çalışırken, yeni yaşam alanlarına uyum sağlamanın zorluklarıyla mücadele ediyor.

İnsan Eli mi Doğal Afet mi?

Felaketin, olaydan hemen önce bölgede sondaj çalışması yürüten PT Lapindo Brantas (günümüzdeki adıyla Minarak Brantas Gas) şirketinin faaliyetlerinden mi, yoksa patlamadan iki gün önce bölgeye 260 kilometre mesafede yaşanan depremden mi kaynaklandığı tartışılmaya devam ediyor.

Şirket sondaj ile patlama arasında doğrudan bağ kurulmadığını savunsa da mağdurlara tazminat ödemeyi kabul etmişti. Ancak ödemelerin yıllarca gecikmesi kitlesel protestolara yol açmış, nihayetinde devlet müdahalesi ve sağlanan kredilerle süreç tamamlanmaya çalışılmıştı. Bölge halkı ise özel bir şirketin yol açtığı zararların kamu kaynaklarıyla karşılanmasını adil bulmadılar.

Muhabir: Ceyda BOZDAĞ