Günlük yaşamda markette, pazarda veya faturalarda karşılaştığımız fiyat artışlarına verdiğimiz tepkiler her ürün grubu için aynı değildir. Bazı ürünlerin fiyatı iki katına çıksa bile tüketimimizden kolay kolay vazgeçemezken, bazı ürünlerdeki küçük bir zam harcamalarımızı anında kısıp o ürünü sepetten çıkarmamıza neden olur. Tüketicilerin fiyat değişimlerine karşı gösterdiği bu duyarlılık ve tepki, iktisat literatüründe Talebin Fiyat Esnekliği olarak tanımlanmaktadır.
Talebin fiyat esnekliği bir mal veya hizmetin fiyatında meydana gelen yüzdesel değişimin, o mala olan talep miktarında yarattığı yüzdesel değişimin oranlanmasıyla hesaplanır. İktisatçılar bu oran vasıtasıyla tüketicilerin fiyat hareketlerine karşı ne kadar esnek veya duyarlı davrandığını ölçer. Malın fiyatındaki %1'lik bir değişimin, talep edilen miktarı yüzde kaç değiştirdiğini ortaya koyar. Eğer fiyattaki değişim talep miktarında büyük bir dalgalanma yaratmıyorsa talep inelastik (esnek olmayan) küçük bir fiyat değişimi dahi talep miktarında çok yüksek bir tepki doğuruyorsa talep elastik olarak kabul edilir.
İnelastik Talep
Fiyattaki yüzdesel değişim oranı, talep miktarındaki değişme oranından daha büyük olduğunda talep esnekliği 1'den küçük gerçekleşir ve bu durum inelastik talep olarak adlandırılır. Temel gıda ürünleri ekmek, su, reçeteli ilaçlar, elektrik ve doğal gaz gibi yaşamsal zorunluluğu bulunan mal ve hizmetler bu gruba girer. Bu tür ürünlerin fiyatı iki katına çıksa dahi ikame imkanı kısıtlı veya imkansız olduğu için tüketiciler satın alma miktarını kayda değer oranda azaltamazlar. Tüketici, diğer harcamalarından kısarak bu zorunlu kalemleri ödemeye devam etmek zorundadır.
Elastik Talep
Fiyattaki oransal değişimin, talep miktarında çok daha yüksek oranlı bir değişikliğe yol açması durumunda ise fiyat esnekliği 1'den büyük olur ve talep elastik kabul edilir. Tatil planları, dışarıda yemek yeme, lüks giyim ve ikamesi bol olan tüketim maddeleri elastik talebe sahiptir. Bu ürünlerin fiyatında yaşanan en ufak bir artış, tüketicilerin talebini düşürmesine yol açar. Tüketici bu harcamayı erteleyebilir veya daha ucuz alternatiflere yönelerek talebi sıfırlayabilir.
Alım gücünün düştüğü ve enflasyonist baskıların arttığı dönemlerde, tüketicilerin ilk gözden çıkardığı kalemler esnekliği yüksek olan lüks ve isteğe bağlı harcamalar olmaktadır. Bütçesini korumaya çalışan hanehalkı, esnekliği düşük (inelastik) olan temel gıda, barınma ve enerji harcamalarına odaklanmak zorunda kalmakta. Bu durum pazar sepetinin çeşitliliğini azaltarak sepeti sadece zorunlu ihtiyaç maddelerine sıkıştırmaktadır.



