Ekonomik durgunluk veya kriz dönemlerinde devletler, üretimi ve istihdamı canlandırmak amacıyla kamu harcamalarını artırarak genişletici maliye politikası izleyebilmektedir. Ancak kamu harcamalarındaki bu artışlar vergi gelirleriyle karşılanamadığında genişleyen bütçe açıkları ortaya çıkmaktadır. Kamu otoritesinin bütçe açıklarını kapatmak için iç piyasadan yüksek miktarda borçlanmaya gitmesi ise finansal piyasalarda zincirleme bir etki başlatır.

İktisat literatüründe Dışlama Etkisi (Crowding-Out Effect) olarak adlandırılan bu olgu, devletin piyasadaki mevcut fonları çekmesiyle faiz oranlarının yükselmesine ve özel sektörün kredi olanaklarından mahrum kalarak yatırımlarını kısıtlamasına yol açmaktadır.

Rönesans Gayrimenkul’de 9 Aylık Bilanço Gücünü Korudu: Net Kar 13 Milyar Lirayı Aştı
Rönesans Gayrimenkul’de 9 Aylık Bilanço Gücünü Korudu: Net Kar 13 Milyar Lirayı Aştı
İçeriği Görüntüle

Devletin kamu harcamalarını artırması veya vergi oranlarını düşürmesi ilk etapta toplam talebi artırmayı hedeflese de bütçe dengesini bozarak kamu borçlanma gereksinimini artırır. Kamu yönetimi, ortaya çıkan bütçe açıklarını finanse etmek için devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) vasıtasıyla iç piyasadan fon çekmeye başlar. Piyasadaki toplam tasarruf ve likidite havuzu kısıtlıyken kamunun borçlanma talebiyle piyasaya girmesi, borçlanmanın bedeli olan faiz oranlarını yukarı doğru bastırır.

Yükselen Maliyetler

Kamu borçlanmasının artmasıyla birlikte bankacılık ve finans sisteminde dengeler değişir. Bankalar ve kurumsal yatırımcılar, geri ödeme riski bulunmayan devlet tahvili ve hazine bonolarını tercih ederek kısıtlı fon kaynaklarını kamuya aktarırlar. Kamunun piyasadaki likiditeyi emmesi sonucunda özel sektör şirketlerinin erişebileceği borçlanılabilir fon miktarı daralır. Yükselen piyasa faizleri nedeniyle bankaların özel sektöre sunduğu ticari kredi ve yatırım kredisi faiz oranları tırmanışa geçer.

Özel Sektör Yatırımlarının Dışlanması

İktisadi analizde faiz oranları ile özel sektör yatırımları arasında ters yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Faiz oranlarının yükselmesi, bir firmanın yapacağı yeni fabrika, makine veya teknoloji yatırımının finansman maliyetini artırır. Kredi faizlerinin, yatırımların beklenen karlılık oranını aşması durumunda özel sektör şirketleri risk almaktan kaçınarak yeni yatırım kararlarını erteler veya tamamen iptal ederler. Sonuç olarak devletin harcamaları artırarak ekonomiyi büyütme hamlesi, özel sektör yatırımlarındaki düşüş nedeniyle ivme kaybeder ve özel girişimler piyasadan dışlanmış olur.

Muhabir: Ceyda BOZDAĞ