Gökbilimciler, evrenin milyarlarca yıldır tıpkı bir saat gibi işleyen doğrusal bir yapıda olduğu yönündeki klasik kabulleri değiştiren yeni bilimsel bulguları ortaya çıkardı. Gerçekleştirilen son ileri düzey simülasyon çalışmaları, galaksilerin uzun vadeli gelişim aşamalarında tahmin edilemeyen bir gerçeğin varlığını ortaya koydu.
Tetsuro Asano ve Simon Portegies Zwart liderliğinde yapılan ve bilgisayar modellerine dayanan galaktik evrim araştırması, kozmik yapıların kararlı bir düzen içinde döndüğü algısını temelinden değiştirmektedir. Yıldızların kimyasal bileşenlerini ele alan galaktik arkeoloji yöntemlerinden sağlanan veriler, yüz milyarlarca gökcisminden meydana gelen devasa sistemlerin geçmişe dönük dinamiklerini modellemeye olanak sağlamıştır.
Araştırma çerçevesinde üretilen simülasyonlarda, bir galaksi modelinde bulunan tek bir yıldızın başlangıç konumunun yalnızca bir santimetre gibi mikroskobik bir ölçüde kaydırılması durumunda, milyarlarca yıl sonra tüm kozmik yapının tanınmaz hale geldiği ortaya çıkarmıştır. Kaos teorisinde bulunan kelebek etkisi fenomeninin galaktik ölçekteki bu ilk belirgin kanıtı, sistemlerin başlangıç koşullarına ne denli hassas bağlarla bağlı olduğunu göstermiştir. Meteorolojideki geleneksel hava tahmin modelleri, bu çalışmayla beraber ilk kez makro kozmik ölçekte karşılık bulmuştur.
Simülasyondaki en dikkat çekici yönlerinden birini, mikro düzeydeki bu kaotik yapıya karşın makro sistemlerin belirli bir omurgayı sürdürmesi oluşturmuştur. Yıldızların konumlarındaki küçük oynamalar galaksinin sarmal kollarını ve küçük detaylarını değiştirirken, merkezdeki ana çubuğun oluşum süreci gibi büyük yapısal evrelerin aynı kaldığı anlaşılmıştır. Toplanan veriler, kozmosun kendi içinde kontrol edilemez bir kaosu ve kaçınılmaz bir makro kaderi bir arada içerdiği biçiminde değerlendirilmiştir.
Daha önceki bilimsel çalışmaların bu gerçeği gözden kaçırma sebebinin, geçmiş dönemdeki bilgisayarların hesaplama kapasitelerindeki sorunlar olduğu belirtildi. Yıldızların tek tek hesaplanmasının teknik açıdan olanaksız olduğu dönemlerde yapılan ve gökcisimlerini yumuşatılmış gaz bulutları olarak nitelendiren eski analiz yöntemlerinin, evrenin gerçek çalkantılarını ortaya çıkaramadığı belirtildi. Bilgisayar teknolojilerinin gelişim göstermesiyle basitleştirmelerin ortadan kalkması, evrenin temelde oldukça istikrarsız bir zeminde ilerlediğini açığa çıkardı.



