Gözlerimiz dışarıdan gelen mikroplarla çok basit bir sistem sayesinde savaşır. Aslında gözlerimiz tıpkı midemiz gibidir. Midemiz yediğimiz yemekleri içinde parçalayıp sindirir. Gözlerimizde aynı şekilde havadan gelen mikropları yakalayarak sindirip yok eder.
Çevremizdeki havada, yerde ve dokunduğumuz her yerde gözle görülmeyen küçük mikroplar yaşar. Gözümüz bu mikropların kendisine zarar vermemesi için sürekli olarak gözyaşı üretir. Gözümüzü her kırptığımız zaman bu göz sıvısı tıpkı bir araba sileceği gibi gözümüzün her yerine eşit şekilde dağılır.
Gözyaşı sıvımızın içinde sadece su bulunmaz. Bu sıvının için çok güçlü koruyucu bir madde bulunur. Bu madde gözümüzün içindeki küçük askerlere benzetilir. Gözümüze mikrop geldiğinde, bu askerler mikrobun dış kabuğunu parçalar. Kabuğu kırılan mikrop kendini koruyamayarak hemen ölür.
Gözümüz ölen mikropları içinde tutmaz. Gözyaşı bezlerimiz yeni sıvı ürettikçe, eskiyen sıvıyla birlikte mikroplar gözün kenarından akıp gider. Biz her göz kırptığımızda gözümüzün askerleri yenilenir. Böylelikle gözümüz enfeksiyon kapmaktan bu sayede korunur.





