Bir kelebeğin gözüne yakından bakıldığında yüzeyinin petek gibi çok sayıda küçük bölümden oluştuğu görülüyor. Bunun nedeni kelebeklerin bileşik gözlere sahip olması. Bu gözlerde, türüne göre yüzlerce hatta binlerce küçük görme birimi yan yana bulunabiliyor.
Her Küçük Birim Ayrı Bir Görüntü Topluyor
Bileşik gözü oluşturan her bir bölüme ommatidium deniliyor. Her ommatidium çevrenin küçük bir kısmından ışık alıyor. Beyin, bu çok sayıdaki sinyali bir araya getirerek kelebeğin çevresini algılamasını sağlıyor.
Hareketleri Çok Hızlı Fark Edebiliyorlar
Bileşik gözlerin en önemli avantajlarından biri hareketleri hızlı algılayabilmesidir. Bu özellik, kelebeğin yaklaşan bir avcıyı fark etmesine, uçuş sırasında engellerden kaçmasına ve çevresindeki diğer canlıların hareketlerini takip etmesine yardımcı oluyor.
Bizim Göremediğimiz Renkleri de Algılayabiliyorlar
Birçok kelebek türü insan gözünün göremediği morötesi ışığı algılayabiliyor. Çiçeklerin üzerinde UV ışığında görülebilen desenler bulunabiliyor. Bu desenler kelebeklerin nektara ulaşacağı bölgeyi bulmasına yardımcı olabiliyor.
Geniş Bir Görüş Alanı Sağlıyor
Kelebeklerin gözleri başlarının iki yanında ve geniş bir yüzeye yayılmış durumdadır. Bu yapı, çevrenin büyük bölümünü aynı anda izlemelerini kolaylaştırıyor. Uçarken yalnızca önlerini değil, yan taraflardaki hareketleri de fark edebiliyorlar.
Binlerce Küçük Göz Mü?
Aslında her ommatidiumu tamamen bağımsız bir ‘küçük göz’ olarak düşünmek tam doğru değildir. Bunlar tek bir bileşik gözün birlikte çalışan görme birimleridir. Yani kelebek binlerce ayrı görüntüye bakmıyor; çok sayıdaki küçük birimden gelen bilgiler tek bir görsel sistem içinde işleniyor.
Kelebeklerin gözlerindeki binlerce küçük yapı, geniş alanı izlemelerine, hareketleri hızlı fark etmelerine ve bazı durumlarda bizim göremediğimiz morötesi ışığı algılamalarına yardımcı oluyor.




