Devletlerin uyguladığı vergi politikaları, ekonomik büyüme üzerinde belirleyici bir rol üstlenmektedir. Arz yönlü ekonominin en önemli teorilerinden biri olarak değerlendirilen Laffer Eğrisi, vergi oranları sürekli yükseltildiğinde devlet gelirlerinin de her zaman yükseleceğine yönelik doğrusal mantığı devre dışı bırakmaktadır.

Laffer Eğrisi'nin Temelindeki Ekonomik Mantık Neye Dayanıyor?

Ekonomist Arthur Laffer tarafından ortaya atılan bu teori, sıfır ve yüzde 100 olmak üzere iki uç vergi oranında da devlet gelirinin sıfır olacağı varsayımından çıkmıştır. Vergi oranı yüzde sıfır olduğunda hiç gelir sağlanamazken, yüzde 100 olduğunda ise bireyler tüm kazançlarını devlete devredecekleri için çalışma motivasyonunu kaybetmektedir. Teori, bu iki nokta arasında devlet gelirlerini en üste taşıyan bir optimum vergi oranı bulunduğunu ve bu sınır geçildiğinde gelirlerin düşüşe geçeceğini ileri sürmektedir.

Vergi oranları optimum sınırı geçtiğinde, mükellefler üzerindeki mali baskı üretimi, yatırımı ve istihdamı düşürmeye başlamaktadır. Bireyler ve şirketler çalışma hacmini artırıp daha yüksek vergi dilimlerine girmek yerine finansal faaliyetlerini düşürmeyi tercih etmektedir. Bunun yanında, yüksek vergi oranları sistem dışına kaçışları artırarak kayıt dışı ekonomiyi büyütmekte ve vergi tabanının daralmasına neden olmaktadır.

Turkcell Dün 250 Milyon Topladı, Bugün 400 Milyon Ödeme Yaptı
Turkcell Dün 250 Milyon Topladı, Bugün 400 Milyon Ödeme Yaptı
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Sibel Bay