Bir müzeyi ziyarete gittiğimiz zaman sanat eserindeki kişinin gözleriyle bizi izlediğini hissederiz. Resmin sağına gittiğimizde resimdeki gözlerde bizimle birlikte sağa doğru gelir. Aynı şey sola doğru gittiğimizde de yaşanır. Bu durum aslında korkutucu bir durum değildir. Sadece gözlerimizin ve beynimizin bize oynadığı bir oyundan ibarettir.
Resimlere Derinlik Nasıl Verilir?
Eski Mısır döneminde yapılan resimler dümdüz yapılıyordu. Ressamlar o zamanlarda resme derinlik vermeyi daha bilmiyordu. Zamanla o dönemin ressamları, resmi gerçeğe yakın hale getirmek için bazı yöntemler öğrendi. İlk yöntemde tren rayı çizerken, rayların uzayıp gittiğini göstermek için çizgileri bükerek uzakta birleşiyormuş gibi çizmeye başladılar.
Başka yöntemlerde de ışık ve gölge oyunlarını kullanmaya başladılar. Resimde bir yeri karanlık yaparak, o yerin bize uzak olduğunu anlamımızı sağladılar. Bu yöntemler sayesinde düz bir resim, sanki gerçek bir dünya gibi görünür hale geldi.
Resimde Her Şey Donup Kalır
Bir ressam tam karşıya bakan bir kişi çizdiğinde, o resimdeki ışık, gölge ve çizgiler bir daha değiştirilemez. Resimin üzerinde sabit kalır. Siz resmin neresine geçerseniz geçin, resimdeki her şey sabit kaldığı için o gözler hep karşınızdaymış gibi görünür. Bu yüzden nereye giderseniz gidin, resimdeki kişi size bakıyormuş gibi hissedersiniz.



