Kayalar, insanlık tarihi süresince her zaman sessiz, hareketsiz ve değişime kapalı yapılar olarak bilinmektedir. Romanya'nın orta kesimlerindeki sıra dışı kaya oluşumları, bu köklü düşünceyi tamamen değiştirmektedir. Trovant adı verilen ve dışarıdan incelendiğinde insan elinden çıkmış bir heykeli anımsatan bu taşlar, çevreyle girdikleri kimyasal reaksiyonlar sayesinde büyüyor, şekil değiştiriyor ve hatta çoğalıyormuş izlenimi veriyor. Dünyanın en sıra dışı mekanlarından biri olarak kabul edilen bu oluşumlar, yoğun bir turist akınına uğramaktadır.
Trovant taşlarının yapısında sert bir çekirdek ve bu çekirdeği kaplayan gözenekli bir kumtaşı kabuğu bulunmaktadır. Kireçtaşıyla birbirine tutunmuş küçük kaya parçalarından meydana gelen bu dış kabuk, gözenekli yapısı sebebiyle yağan yağmur sularını içine çekmektedir.
Yağmur suyunun varlığı, tortu katmanları ile mineral karbonatlar arasında güçlü bir kimyasal reaksiyon oluşturmaktadır. Suyla beraber taşınan kalsiyum karbonat gibi mineraller kabuğun içinde birikmeye başladıkça, taşın dış yüzeyine yeni katmanlar dahil edilmektedir. Yaklaşık her 1000 yılda yalnızca 5 santimetre kadar ilerleme kaydeden bu büyüme aşaması, minerallerin birikmesi esasına dayanmaktadır.
Taşların "Yavrulama" Süreci Jeolojik Bir Gerçek
Yağmur suyu kayanın belirli bir noktasına ulaştığında, dış yüzeyde küçük şişkinlikler ve pürüzsüz çıkıntılar meydana gelmektedir. Binlerce yıl içerisinde büyüyen ve ağırlaşan bu çıkıntılar, belli bir süre sonra ana kayadan koparak ayrılmaktadır. Ayrılan bu yeni parçalar da uygun çevre şartlarını bulduğunda ana kaya gibi kendi büyüme süreçlerini başlatmaktadır. Halk arasında taşların doğurarak çoğalması şeklinde belirtilen bu durum, biyolojik bir üreme olmaktan ziyade, su ve zamanın beraber biçimlendirdiği kusursuz bir jeolojik süreç biçiminde açıklanmaktadır. Bazı taşların iç yapısında yer alan ve tıpkı bir ağacın gövdesini anımsatan yuvarlak halkalar da bu büyüme evrelerinin doğal birer kanıtı olarak değerlendirilmektedir.
Kökeni 5 Milyon Yıl Önceki Depremlere Dayanıyor
Jeologların yaptığı araştırmalar, Trovantların kökeninin günümüzden 5 milyon yıl öncesine kadar dayanmaktadır. Yaygın olan bilimsel görüş çerçevesinde, o dönem bölgeyi etkileyen şiddetli depremler ve sismik hareketler, eski bir su ortamında biriken kumlu tortuları büyük bir güçle sıkıştırmıştır. Bu sıkışma, zaman içerisinde tortuları küresel ve sert kayaçlara dönüştürmüştür. Buna karşın Romanya'daki bazı Trovant örneklerinden elde edilen çift kabuklu ve karından bacaklı canlılara ait fosiller de bu taşların bir dönemler tümüyle suyla kaplı bir ortamda meydana getirdiği tezini doğrudan kanıtlamaktadır.
Kültürel Efsaneler Bilimsel Gerçeklerle Buluştu
Romanya'ya özgü olan ve Costești çevresinde yoğunluk kazanan bu özel oluşumlar, günümüzde "Trovantlar Doğa Koruma Alanı ve Müzesi" kapsamında yasal koruma altında tutulmaktadır. UNESCO koruma alanı olan bu doğal rezervde, yerel halk geçmişten günümüze bu taşlara ilişkin birçok efsane oluşturmuştur.
Taşları dinozor yumurtalarına, uzaylıların getirmiş olduğu gizemli oluşumlara ya da bitki fosillerine benzeten ve onların çevreyi koruyan canlı varlıklar olduğunu ifade eden yerel anlatıların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur.




