Küreselleşen pazar şartlarında ve hızla değişim gösteren tüketici alışkanlıklarında ayakta kalmayı hedefleyen şirketler ile ülkeler için yenilikçilik sözcüğü en önemli stratejik hedef haline gelmiştir. İş dünyasında çoğunlukla kullanılan ancak içeriği tam anlamıyla anlaşılmadığı için kavram karmaşasına sebebiyet veren inovasyon, yeni ve parlak fikirler üretmek anlamına gelmez.

İnovasyonun temel koşulu, geliştirilen yeni fikrin toplumsal bir faydaya, pazarlanabilir bir ürüne, hizmete ya da iş yapış yöntemine dönüştürülmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Bir düşüncenin ticari ya da sosyal bir değer oluşturmaması halinde yalnızca yaratıcı bir fikir olarak kalacağını aktaran uzmanlar, inovasyonu ticarileşmiş yenilikçilik olarak tanımlamaktadır.

İnovasyon kavramına ilişkin en büyük yanılgıların başında, bu kavramın yalnızca yeni bir icat yapmak ya da yüksek teknoloji geliştirmekle sınırlı olduğu düşüncesi yer almaktadır. İcat yapmak daha önce hiç var olmamış bir şeyi bulmakken, inovasyon var olan bir ürünü, hizmeti daha verimli, kullanıcı dostu ve ekonomik hale getirme sürecini içermektedir. Firmalar, sıfırdan bir teknoloji üretmeden de halihazırdaki iş modellerini değiştirerek, pazarlama stratejilerini yenileyerek ya da üretim hatlarındaki maliyetleri azaltarak önemli inovasyon başarılarını yakalayabilmektedir.

Fikirden Ticari Değere Dönüşen Süreçte İnovasyonun Rolü

Küresel rekabette kazanabilmenin formülü, yaratıcılığı kurumsal bir disiplin haline getirmekten geçmektedir. Başarılı bir inovasyon süreci için mühendislerin ya da Ar-Ge departmanlarının çalışması yetmez, ayrıca tüm organizasyonun bu yenilikçi kültürü benimsemesi zorunludur. Girişimcilik ekosisteminin gelişmesiyle beraber, müşteri gereksinimlerini doğru değerlendiren ve bu gereksinimlere esnek çözümler üreten esnek yapılar inovasyon yarışında dikkat çekmektedir.

Türkiye'nin Rubidyum Atomik Saati Uzaya Ulaştı
Türkiye'nin Rubidyum Atomik Saati Uzaya Ulaştı
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Sibel Bay