Yapay zeka teknolojileri şirketlerden kamu kurumlarına kadar birçok alanda hızla yayılırken, beraberinde yeni siber güvenlik risklerini de getiriyor. Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi Baş Güvenlik Araştırmacısı Maher Yamout, özellikle yapay zeka sistemlerine gereğinden fazla erişim yetkisi verilmesinin saldırganlar açısından önemli bir fırsat oluşturabileceğine dikkat çekti.

Yapay Zekaya Verilen Yetkiler Saldırganların Eline Geçebilir

Yamout, birçok kuruluşun yapay zeka uygulamalarını güvenlik risklerini tam olarak değerlendirmeden devreye aldığını belirtti. Sistemlere görevlerini yerine getirmeleri için gerekli olandan daha geniş erişim yetkileri tanınmasının önemli bir güvenlik açığı oluşturabileceğini ifade etti.

Aynaya Bakınca Neden Kendimizi Farklı Görüyoruz?
Aynaya Bakınca Neden Kendimizi Farklı Görüyoruz?
İçeriği Görüntüle

Bir yapay zeka sisteminin ele geçirilmesi halinde, saldırganların kuruma ait sistemlere ve verilere tanınan yetkilerden yararlanabileceğini belirten Yamout, sistemin topladığı bilgilerin de siber saldırıların hedefi haline gelebileceğini söyledi.

Yamout, yapay zekaya yalnızca ihtiyaç duyduğu verilere erişim verilmesi ve internet bağlantısının da kontrollü tutulması gerektiğini vurguladı.

Kritik Altyapılarda Risk Değerlendirmesi Şart

Kamu kurumları ve kritik altyapı işletmecileri başta olmak üzere yapay zeka kullanan tüm kuruluşların kapsamlı risk değerlendirmesi yapması gerektiğini belirten Yamout, sistemin hangi amaçla kullanıldığının, hangi verilere eriştiğinin ve hangi sistemlerle bağlantı kurduğunun önceden belirlenmesinin önemine işaret etti.

Erişim yetkilerinin mümkün olan en düşük seviyede tutulması gerektiğini söyleyen Yamout, hassas bilgilerin yapay zeka üzerinden internete sızmasının önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye'de Siber Casusluk Gruplarının Hedefinde

Yamout, jeopolitik gerilimlerin devlet destekli siber casusluk faaliyetlerini de etkilediğini belirterek gelişmiş kalıcı tehdit gruplarının yöntemlerini bölgesel ve küresel gelişmelere göre değiştirdiğini söyledi.

Bu grupların özellikle kamu kurumları, finans kuruluşları ve hassas verilere sahip yapıları hedeflediğini aktaran Yamout, amaçlarının sistemlerde uzun süre fark edilmeden kalarak mümkün olduğunca fazla veri toplamak olduğunu ifade etti.

Son dönemde Türkiye’nin de farklı APT gruplarının hedefleri arasında yer aldığını belirten Yamout, kuruluşların yalnızca teknolojik güvenlik çözümlerine güvenmemesi gerektiğini söyledi. Çalışanların kimlik avı ve sosyal mühendislik saldırılarına karşı bilinçlendirilmesinin de siber güvenliğin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

Kaynak: AA