Netflix’in yeni gerilim dizisi Something Very Bad Is Going to Happen, yüksek eleştirmen puanına rağmen aşırı karanlık sahneleri ve yavaş ilerleyen temposuyla izleyicilerin tepkisini çekti.

Rahatsız Edici Bir Evlilik Hazırlığı Hikayesi

Dizinin ana ekseninde evlilik arifesindeki bir çiftin yavaş yavaş bir kabusa sürüklenen ilişkisi yer alıyor. Something Very Bad Is Going to Happen, evlenmek üzere olan Rachel ve Nicky çiftinin düğün öncesinde yaşadığı tekinsiz süreci beyaz perdeye taşıyor. Hazırlıklar için Nicky’nin ailesinin yanına giden çiftin hayatı, ilk başta her ne kadar sıradan görünse de kısa süre içinde küçük ama huzursuz edici detaylar baş gösteriyor. Garip davranışlar ve açıklanamayan olaylar silsilesi, özellikle Rachel’ın bir şeylerin yanlış gittiğini fark etmesiyle tırmanıyor.

İzleyici Belirsizlik İçinde Bırakılıyor

Hikaye ilerledikçe izleyiciye sürekli yaklaşan ancak ne olduğu bir türlü söylenmeyen bir felaket hissi veriliyor. Yapım, klasik korku filmlerinde görmeye alışık olduğumuz ani sıçratmalar veya açık korku öğeleri yerine, izleyiciyi yoğun bir belirsizliğin içinde bırakmayı tercih ediyor. Bu yönüyle dizi, klasik bir korku anlatısından ziyade ilişkiler, güvensizlik ve bağlılık temaları üzerine inşa edilen bir gerilim atmosferi sunuyor. Ancak bu anlatım tarzı, her izleyici için aynı derecede etkileyici olmuyor.

Türkiye-Kosova Maçı 24,46 Reytingle Son Bir Yılın Rekorunu Kırdı
Türkiye-Kosova Maçı 24,46 Reytingle Son Bir Yılın Rekorunu Kırdı
İçeriği Görüntüle

Sahnelerin Karanlık Olması Eleştirildi

Diziyle ilgili en büyük tartışma konularından birini hiç kuşkusuz hikayenin ilerleme hızı oluşturdu. Senaryo oldukça ağır bir tempoda ilerledi ve gerilim yay gibi yavaş yavaş gerildi. Birçok izleyici, olayların gereğinden fazla geç geliştiğini ve bölümlerin bu kadar uzun tutulmasına gerek olmadığını savundu. Ancak asıl büyük patlak, dizinin görsel dünyasında yaşandı. Sahnelerin aşırı karanlık olması, izleyicilerin olan biteni seçmesini neredeyse imkansız hale getirdi. Bu durum, özellikle ev ortamında standart ekranlardan diziyi takip edenler için büyük bir işkenceye dönüştü.

İzleyiciler İkiye Bölündü

Rotten Tomatoes platformunda eleştirmenlerden yüzde 83 gibi iddialı bir puan alsa da teknik şikayetler bu başarının gölgesinde kaldı. Karanlık sahnelerden dolayı bir şey göremediklerini belirten bir izleyici, sosyal medyada şu dikkat çekici yorumu yaptı:

“Zor bela bir şey görebiliyorum. Karanlık ve kasvetli bir filmin sinemada işe yaradığını anlıyorum; çünkü orada görüntü kalitesi çok iyi oluyor ve karanlık bir salonda oturuyorsunuz. Ama Netflix farklı. Pek çok kişi bilgisayar ekranında izliyor, pek çok kişi de gündüz vakti. Durum buyken yönetmenler neden hâlâ her şeyi olabildiğince karanlık çekmeyi seçiyor?”

Yine bir başka izleyici diziye dair şu yorumu yaptı:

"Oldukça olumsuz bir durum vuku buldu; öyle ki, aydınlatmanın yetersizliğinden ötürü olup bitenin idrak edilemediği bir atmosfer inşa edelim. Duvarlar karanlık, çehreler gri ve geri kalan her şey kasvetli olsun. Bu ortamı sevimli anlar ve uğursuz diyaloglarla harmanlayalım; nihayetinde izleyicinin bu kurguyu büyük bir iştahla kabul edeceğini ve bu sayede ticari bir başarı elde edeceğimizi umalım. Son."

Diziyi oldukça beğenen izleyiciler ise şu yorumları yaptı:

"Olağanüstü! Bir dizinin tamamı için kolay kolay en yüksek puanı (10/10) vermem ancak bu yapım kesinlikle bunu hak ediyor. Başlangıçta sadece hafif bir merakla yaklaştığım, hikaye akışının ilgi çekici ve limitli bir dizi olmasının getirdiği düşük risk faktörüyle izlemeye başladığım bu yapımı, ilk oturuşta altı bölüm, ertesi gün ise kalan iki bölümü bitirerek tamamladım. Dürüst olmak gerekirse, sona ermesini hiç istemedim."

"İnanılmaz! Brand New Cherry Flavor nasıl zamanının ötesinde bir yapımsa, bu dizi de muhtemelen öyledir. İlk bölümden itibaren etkileyici ve büyüleyici bir atmosfer sunuyor ve bu tempoyu hiç düşürmüyor. Samimi bir mizah anlayışı, göz alıcı pratik efektler, özgün bir hikaye örgüsü, doğaüstü ve tekinsiz unsurların birleşimiyle oldukça çarpıcı bir eser. Twin Peaks ve Evil Dead esintilerini hissetmek, karakter dinamikleri ve intikam temalı (Good for her) enerji izleyiciyi içine çekiyor. Gerçekten hayatım boyunca izlediğim en başarılı serilerden biri."

Korkunun Ötesinde Bir İlişki Sorgulaması

Something Very Bad Is Going to Happen, her ne kadar bir korku-gerilim dizisi olarak pazarlansa da aslında izleyicinin önüne çok daha derin bir soru bıraktı. Hikayenin tam göbeğinde yer alan "Doğru kişiyle mi birliktesin?" sorgulaması, yapımı bir korku hikayesinden çok "ilişki kaygısı" üzerine bir dramaya yaklaştırdı.

Eleştiriler Hikayenin Önüne mi Geçti?

Aslında bu yapım, dijital platform yayıncılığının en büyük ikilemini bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Yönetmenlerin sinematik bir atmosfer yaratma adına tercih ettiği "aşırı karanlık" palet, yüksek kaliteli sinema salonlarında büyüleyici durabilir ancak standart ev televizyonlarında veya tablet ekranlarında sadece bir izleme engeline dönüştü. Sanatçıların estetik kaygısı ile izleyicinin konforu arasındaki bu makasın bu kadar açılması, ne yazık ki hikayenin önüne geçen teknik bir kusur olarak hanesine yazıldı. Belki de Stranger Things ekibi bu defa gizemi senaryoda değil, görüntü yönetmenliğinin karanlığında aramayı seçti ve bu tercih, geniş kitlelerin yapımla bağ kurmasını ciddi şekilde zedeledi.

Stranger Things ekibinin bu yeni denemesi, sunduğu tekinsiz atmosfer ve ilişkilere dair cesur sorularıyla türün meraklıları için ilginç bir seçenek sundu ancak teknik kusurları ve ağır ritmi nedeniyle herkesi aynı oranda memnun etmeyi başaramadı.

Muhabir: Betül Gökçe AKGÖL