Günümüz modern dünyasında akıllı telefonlar, yaşanan teknolojik gelişmelerle beraber yardımcı işlevlerinin ötesinde hayatımızın her alanına müdahale eder hale geldi. Bilim dünyası tarafından sessiz salgın şeklinde adlandırılan bu bağımlılık durumu, çoğunlukla masum olarak değerlendirilen alışkanlıklarla gelişmektedir.
Gün içerisinde hangi dürtüler sonucu telefona bakmış olduğunuz bağımlılık durumunun temel belirleyicisi olarak kabul edilmektedir. Klinik gözlemler ve davranış bilimleri açısından telefon bağımlılığını gösteren birtakım işaretler bulunmaktadır.
Bildirim Yağmuru Güne Başlamak
Sabah uyanır uyanmaz ilk iş olarak telefonu kontrol etmek, beynin dopamin dengesinde bozulmaya yol açmaktadır. Sabah uyanmak için kurulan telefon alarmını kapattıktan sonra başlayan bu içerik tüketimi, günün kontrolünü kendi iradenizden alarak dış uyaranlara teslim etmenizin bir kanıtıdır.
Yoksunluk Belirtileri Yaşamak
Telefonunuzun yanınızda olmadığı veya şarjının azaldığı durumlarda, istem dışı bir panik ve huzursuzluk halinde hissetmeniz bilimsel olarak "Nomofobi" (No Mobile Phobia) şeklinde adlandırılan yoksunluk sendromuna işaret eder.
Otomatikleşmiş Kontrol Döngüsü
Yeni bildirim bulunmadığı halde telefonu sürekli açıp kapatmak, uygulamalar arasında dolaşmak, beynin ödül mekanizmasının dijital uyarana şartlandığını ifade etmektedir.
Sosyal "Phubbing" Olgusu
Yüz yüze iletişim esnasında karşınızdakinin sözünü kesmek ya da aniden dinlemeyi bırakarak ekrana odaklanmak (Phubbing), dikkat eşiğinizin risk altında olduğunu gösterir. Bu durum sosyal bağlar üzerinde güçsüzlüğe neden olarak bireyin gerçeğe olan tahammülü de azaltır.
"Kaydı" Yaşamak
Gidilen bir doğa gezisinde veya bir konserde ilk olarak anın tadını çıkarmak yerine onun fotoğrafını çekmeyi düşünüyorsanız, bu durum yaşamınızı bir ekranın arkasından seyretmeniz anlamına gelir. Bu durum, anılar ile zihin arasına teknolojik bir bariyer kurar.
Bilişsel Odaklanma Kaybı
Çalışırken veya film izlerken aniden gelen "kontrol etme" isteği, zihinsel kapasitenin parçalandığını ifade eder. Derin düşünme (Deep Work) yeteneği, bu mikro bölünmelerle zaman içerisinde tahribata uğrar.
Mikro Boşluklara Tahammül Edememe
Hastanede sıra beklemek veya toplu taşımada geçen birkaç dakikalık boşlukları bile telefonsuz geçirememek, zihnin sessizliğe ve durgunluğa olan direncini kaybettiğini gösterir.


