Sanayici Nevzat Demir’in "markalı kölelik" şeklinde tanımladığı bu durum, 19. yüzyıl klasik edebiyatından modern iktisat kuramlarına kadar geniş bir çerçevede tartışma konusu olmuştur. Markanın büyüleyici gücü, nesnenin kullanım değerini geride bırakırken, tüketiciyi de kendi kimliğini logolar ekseninde tanımlamaya başlamıştır.

Edebiyatın Aynasında Tüketim Toplumu

Tüketim toplumunun kökenleri, Flaubert’in Madam Bovary eserindeki Emma’nın hazin sonunda saklıdır. Emma’nın Paris yaşamına duyduğu istekle kontrolsüz biçimde borçlanması, günümüz insanının marka tutkusuyla girdiği borç ilişkisinin bir göstergesidir.

Émile Zola’nın Kadınların Cenneti romanında ele aldığı kapitalist cennet, modern hayatta insanın eşyayı, eşyanın ise insanı tükettiği bir döngü haline gelmiştir. Roland Barthes’ın "hesap bilmez tüketiciler" ifadesiyle vurguladığı gibi kapitalizm, yalnızca ürünü değil, ürünü talep eden tüketicileri de üretmektedir.

Markalı Kölelik Kavramı

Birçok yazar göre kapitalizm, sanatın ve kişinin imzası olan biricikliğin sona ermesine neden olarak yerine seri üretimin ve sürünün simgesi olan markaları koymuştur. Marka, insanı küresel bir sürünün parçası yaparak tek tip hale getirirken, kişiliğin korunmasını zorlaştırmaktadır. Kutup ayısının kendi kanıyla avlanması şeklindeki benzetme, günümüz insanının markalar aracılığıyla kendi emeğini ve gelirini tüketmesini anlatmaktadır.

Küresel Satış Dalgası Borsa İstanbul’u da Vurdu
Küresel Satış Dalgası Borsa İstanbul’u da Vurdu
İçeriği Görüntüle

Bu durum, tüketim kültürünün insanı farkında olmadan kendi kaynaklarını tüketen bir sürece sürüklemektedir.

Borçlanma İktidar Teknolojisine Dönüştü

Tüketim kültürü, bireysel yönü kadar toplumsal anlamda da oldukça problemlidir. Toplumlar ürettiklerinden çok daha fazlasını tüketerek yabancı boyunduruğu altına girmektedir.

Borçlanma, finansal bir yükümlülüğün yanında, insanları ve toplumları etkisi altına alan bir iktidar teknolojisidir. Bireysel ve konut kredileri fark etmeksizin devletlerin almış olduğu dış borçlar, teminat olarak belirtiler belgeler, egemenlik alanının kısıtlanmasına yol açmaktadır.

Nobel ödüllü James Tobin’in "kapitalizmin Aşil topuğu" şeklinde nitelendirdiği borçlanma, 2020’li yıllarda rekor bir seviyeye çıkmıştır. Yalnızca ABD’de milyarlarca dolarlık kredi kartı faizleri, sistemin tüketicinin cehaleti ve arzuları üzerinden nasıl beslendiğini göstermektedir.

Muhabir: Sibel Bay