Birçok yolcu, uçakla doğuya giderken yolculuğun dönüşe kıyasla neden daha kısa sürdüğünü irdelemektedir. Çoğunlukla dünyanın dönüş hızıyla açıklanmaya çalışılan bu durumun arkasında temelde daha karışık bir gerçek bulunmaktadır.
Havacılık sektörü, jet akımları olarak adlandırılan görünmez nehirler vasıtasıyla yakıtı daha tasarruflu kullanmakta ve varış sürelerini optimize etmektedir.
Dünya, kendi ekseni etrafında batıdan doğuya doğru saatte 1.670 kilometre hızla dönerken, bu hareket atmosferdeki hava kütlelerini de biçimlendirmektedir. Yerden 7 ila 16 kilometre yükseklikte, saatte 180-400 kilometre hıza erişebilen dar hava akımları meydana gelmektedir. "Jet Stream" olarak isimlendirilen bu akımlar, uçaklar için adeta bir yürüyen merdiven vazifesi görmektedir.
Hava Hızı ve Yer Hızı Arasındaki Kritik Fark
Uçuş planlamasında pilotlar için hava hızı ve yer hızı olmak üzere iki temel hız kavramı bulunmaktadır. Jet akımları, uçağın motor gücüyle çıktığı hızı (hava hızı) değiştirmese de, uçağın yeryüzüne göre ilerleme hızını (yer hızı) doğrudan etkisi altına almaktadır.
Örneğin, Hawaii'den ABD'nin doğu kıyılarına gerçekleştirilen bir uçuşta, arkadan esen güçlü bir jet akımı uçağın yer hızını saatte 1.130 kilometreye kadar ulaşabilmektedir. Tam tersi istikamette, yani batıya doğru uçulduğunda ise uçak bu akıma karşı direnmek durumunda kalır ve yer hızı 600-700 kilometrelere kadar düşer. Bu durum, tıpkı bir akıntıyla aynı yönde ya da akıntıya karşı kürek çekmeye benzer.





