Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 Zaman Kullanım Araştırması, Türkiye’de insanların günlük yaşamında uykunun ne kadar önemli bir yer tuttuğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre 10 yaş ve üzerindeki kişiler 2025 yılında günde ortalama 8 saat 55 dakikayı uykuya ayırdı. Kadınlarda bu süre 9 saat, erkeklerde ise 8 saat 49 dakika olarak hesaplandı.

Uykuya ayrılan süre hafta içi ortalama 8 saat 41 dakika olurken, hafta sonunda 9 saat 28 dakikaya çıktı. Böylece uyku, Türkiye’de gün içinde en fazla zaman ayrılan faaliyet oldu. Uykuyu 3 saat 15 dakika ile yemek ve diğer kişisel bakım faaliyetleri, 2 saat 25 dakika ile istihdam ve 2 saat 22 dakika ile hanehalkı ve aile bakımı takip etti.

Uyku Sadece Dinlenme Süreci Değil

Uykuya ayrılan sürenin yüksekliği, tek başına kaliteli uyku anlamına gelmiyor. Uyku sırasında yaşanan sorunların belirlenmesi için sağlık kuruluşlarında kişinin gece boyunca farklı biyolojik göstergeleri takip ediliyor. Uyku merkezlerinde uygulanan polisomnografi yöntemiyle beyin dalgaları, göz hareketleri, kas aktiviteleri, kalp ritmi ve solunum gibi çok sayıda veri aynı anda kaydedilebiliyor.

Horlama, uykuda nefes durması, uykusuzluk, aşırı uyuma ve uykuya dalamama gibi sorunlar da uyku bozuklukları kapsamında değerlendiriliyor. Uyku araştırmaları farklı yaş grupları ve sağlık sorunları üzerinden de çeşitleniyor. 2023 yılında yayımlanan bir çalışmada, çocuk, ergen ve yetişkinlerde uyku sorunlarını değerlendirmek amacıyla

Türkçeye uyarlanmış ölçüm araçları incelendi. Araştırmada çocuk ve ergenler için 9, yetişkinler için 18 olmak üzere toplam 27 farklı uyku değerlendirme aracı ele alındı. Araştırmacılar, bu araçların yaygınlaşmasının uyku sorunlarının daha kolay fark edilmesine ve müdahale imkanlarının artırılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

Uyku Bozuklukları Daha Yakından İnceleniyor

Uyku araştırmalarının önemli bir bölümünü uyku bozuklukları oluşturuyor. Uykusuzluk, uyku apnesi, aşırı uyuma, uykuyu sürdürememe ve uykuda hareket bozuklukları farklı merkezlerde incelenen başlıklar arasında bulunuyor.

Özellikle obstrüktif uyku apnesi, uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durması ve yeniden başlamasıyla ortaya çıkan önemli uyku bozukluklarından biri olarak değerlendiriliyor. Uyku sırasında yaşanan solunum problemlerinin yalnızca geceyi değil, kişinin gündüz yaşamını ve genel sağlık durumunu da etkileyebilmesi, bu alandaki araştırmaların önemini artırıyor.

Yaş İlerledikçe Uyku da Değişiyor

Uyku araştırmaları yalnızca genç ve çalışan nüfusa yönelik değil. Yaşlı bireylerin uyku kalitesi de bilimsel çalışmaların konuları arasında yer alıyor. 2026 yılında Ordu Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, kronik hastalığı bulunan yaşlı bireylerin öznel uyku kalitesi ile fiziksel aktiviteleri arasındaki ilişki incelendi.

Araştırma, yaşlılık döneminde uyku kalitesinin yaşam biçimi ve fiziksel aktiviteyle birlikte değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ortaya koydu. Uyku süresinin yanı sıra kişinin gece boyunca ne kadar kesintisiz uyuduğu, sabah dinlenmiş uyanıp uyanmadığı ve gündüz yaşadığı uyku hali de araştırmalarda değerlendirilen unsurlar arasında bulunuyor.

Çöllerdeki Dalga Şeklindeki Kum Tepeleri Nasıl Oluşuyor?
Çöllerdeki Dalga Şeklindeki Kum Tepeleri Nasıl Oluşuyor?
İçeriği Görüntüle

Teknoloji Uykunun İçine Giriyor

Uyku biliminin gelişmesinde teknolojik imkanlar da önemli bir rol oynuyor. Uyku laboratuvarlarında kullanılan cihazlar sayesinde kişinin gece boyunca çok sayıda biyolojik verisi takip edilebiliyor. Akıllı saatler ve diğer giyilebilir teknolojiler ise uyku takibini günlük hayatın bir parçası haline getiriyor.

Bu cihazlar sayesinde kullanıcılar uyku sürelerini ve bazı uyku göstergelerini düzenli olarak takip edebiliyor. Ancak günlük kullanım amacıyla sunulan cihazların sağladığı veriler ile tıbbi tanı amacıyla yapılan uyku testlerinin aynı olmadığı belirtiliyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte uykuya ilişkin daha fazla verinin toplanabilmesi, araştırmacıların uyku düzeni ile sağlık arasındaki ilişkiyi daha ayrıntılı incelemesine de imkan sağlıyor.

Uyku Bilimin Yeni Odağı Haline Geliyor

Türkiye’de insanlar 2025 yılında günde ortalama yaklaşık 9 saatini uykuya ayırırken, uyku bozukluklarının tanı ve tedavisine yönelik merkezler ve araştırmalar da çeşitleniyor. Uyku artık yalnızca günün sonunda geçirilen bir dinlenme dönemi olarak değil, insan sağlığının ve yaşam kalitesinin önemli göstergelerinden biri olarak ele alınıyor. Uyku süresi, kalitesi ve düzeni üzerine yapılan çalışmaların farklı yaş grupları ve sağlık alanlarına yayılması, bu alandaki bilimsel ilginin giderek arttığını gösteriyor.

Muhabir: Ateş Çatıkkaş