Yerin altındaki erimiş kayaçların, gazların ve küllerin yüzeye çıktığı yeryüzündeki açıklıklara yanardağ denir. Yer altındaki erimiş kayaçlar, magma olarak isimlendirilir. Magma yeryüzüne çıktığında ise lav adını alır.
Yanardağlar şekillerine, patlama biçimlerine ve oluştukları bölgelere göre farklı türlere ayrılır. En yaygın yanardağ türleri arasında kalkan yanardağları, kül konileri ve bileşik yanardağları yer alır.
Kalkan Yanardağlar Nasıl Oluşuyor?
Kalkan yanardağları, geniş ve yayvan şekilleriyle bilinir. Bu yanardağlardan çıkan akışkan lavlar, geniş alanlara yayılarak soğur ve zamanla üst üste birikir. Böylece eğimi az, geniş yanardağlar oluşur.
Hawaii Adaları'ndaki Mauna Loa, kalkan yanardağların en bilinen örneklerinden biridir. Pasifik Okyanusu'nun altında bulunan Tamu Massif ise çok geniş bir yanardağ yapısı olarak bilinir.
Kül Konisi Yanardağların Özellikleri
Kül konisi yanardağları, patlama sırasında çıkan kül ve küçük kaya parçalarının birikmesiyle oluşur. Bu yanardağlar genellikle küçük ve dik yamaçlı olur. Tepelerinde ise krater adı verilen çukurlar bulunur.
Bu yanardağların genişliği birkaç kilometreye, yüksekliği ise birkaç yüz metreye ulaşabilir. ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Günbatımı Krateri, bu türün bilinen örnekleri arasında yer alır.
Bileşik Yanardağlar Nasıl Oluşuyor?
Bileşik yanardağları, katmanlı yanardağlar olarak da adlandırılır. Bu yapılar, farklı zamanlarda çıkan lavların ve küllerin üst üste birikmesiyle oluşur. Genellikle yüksek dağlar şeklinde görülür.
Japonya'daki Fuji Dağı ve Filipinler'deki Mayon Yanardağı, bileşik yanardağların bilinen örnekleri arasında bulunur.




