Yellowstone Ulusal Parkı, tam 152 yaşında ve dünyanın en çok turist çeken alanlarından biri. Tek bir şehrin sınırlarında kalamayacak kadar geniş alana sahip olan bu parkta onlarca farklı türde hayvan yaşıyor. Olağanüstü bir ekosistem yaratmış olan bu alanda yaklaşık 1100 çeşit yerli bitki türünün yanında 200’den fazla da egzotik bitki bulunuyor. Bu durum da parkın inanılmaz bir habitat oluşturduğunu gösteriyor. Muhteşem bir doğal güzelliğe sahip olan milli park yıl boyunca milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor.

ABD Kongresinin kararıyla dönemin ABD Başkanı Ulysses S. Grant, Amerikan İç Savaşı’nı kazanınca ABD’nin 18’inci Başkanı oluyor. Tarihler 1872’yi gösterdiğinde bölgedeki potansiyelin fark edilmesini fırsat biliyor ve ABD Kongresi ile işbirliğine gidip bölgeyi milli park yapma gayretine girişiyor. 1 Mart 1872 yılında kurulan bu park dünyanın ilk ulusal parkı oluyor.

Dünyada milli park denilince akla gelen bir başka büyük alan olan Snowdonia Milli Parkı’ndan en az 8 kat büyük olduğu biliniyor.

Adını aldığı Yellowstone Gölü yaklaşık 132 km²’lik bir alana yayılıyor. Park aynı zamanda bugün dahi dünyanın en büyük milli parkı olma özelliğini taşıyor. Yüzölçümü ise 8979 km².

İçinde bulundurduğu gayzerleri, parkın popüler olmasını sağlayan en önemli nedenlerinden biri. Dünyadaki sıcak su kaynaklarının yaklaşık yarısı burada bulunuyor ve bu sıcak su kaynaklarının sayısı on binden fazla. 300’den fazla gayzerle dünyanın en büyük kalderalarından biri olan Yellowstone’da 290’un üzerinde şelale bulunmaktadır.

Bu ilgi çekici doğal ortamın başrollerini Old Faithful adı verilen en ünlü şofben üstleniyor. En büyük denilmesinin sebebi bu şofbenin yüksekliğinin yaklaşık 56 metre olması. Yellowstone’un Büyük Kanyonu, parkın içindeki uğrak merkezi. Eşsiz manzarası ile büyüleyen bu alanda aynı zamanda Gökkuşağı havuzları adı verilen doğal güzellikleri izlemek turistlerin ayrıcalığı oluyor. Isı seven bakteriler sayesinde muhteşem renkler görülüyor. Diğer ünlü duraklar ise Grand Canyon of Yellowstone, Madison, Mammoth Hot Spring ve Mud Volcano olarak sıralanabiliyor.

Yellowstone, zengin yer altı kaynaklarının yanı sıra barındırdığı canlı türleriyle de dikkat çekiyor. Balıklara, sürüngenlere, memelilere, kuşlara ev sahipliği yapan parkta gezerken bizonlara, geyiklere ve antiloplara rastlamak mümkün. Ayılar ise bu parkın en kalabalık sınıfını oluşturuyor. Özellikle 1960’ların sonuna doğru hızlı bir nüfus artışına giden ayılar en çok görülen park üyelerinden. Hayvanların beslenmesine yardımcı olan önemli etkenlerden biri parktaki termal aktivite.

Gayzerlerin yaydığı ısı sayesinde otlar daha iyi gelişmekte ve bu ısı otların kışın karlarla örtülmesini dahi önlemektedir. Bu sayede kış aylarında genellikle güneye göç eden su kuşları, parkta kışın da yaşamlarını sürdürebilmektedirler.

UNESCO, 1978 yılında Yellowstone Ulusal Parkı’nı “Dünya Miras Alanı” olarak belirledi. Bu durum, parkın turistler için çekici olmasına o günden bu yana katkı sunuyor. 

BMGK, Eş-Şebab'ın 3 Elebaşına Yaptırım Uygulama Kararı Aldı BMGK, Eş-Şebab'ın 3 Elebaşına Yaptırım Uygulama Kararı Aldı

Muhabir: Furkan Erkan