Koştuğumuzda ya da ağır bir iş yaptığımızda bacaklarımız ve kollarımız halsizleşir. Buradaki kasların yorulması, onların eski güçleriyle çalışamaması anlamına gelir. Kaslarımız hareket ederken, oturduğumuz zamankinden 100 kat daha fazla enerji harcar. Bu yüzden hareket ettiğimiz zaman kaslarımızdaki enerjiler tükenir. Vücudumuz enerji üretirken, ortaya bazı atık maddeler çıkar. Bu maddelerde kasların içinde birikir. Bu birikme, kasların rahat hareket etmesini kısıtlayarak yorulmamamıza neden olur.
Halsiz olmamızın tek sebebi kaslarımız değildir. Kaslarımızın dayanma gücünü belirleyen başka bir gizli güç vardır. Bu gizli güç beynimizdir. Kollarımızın ve bacaklarımızın hareket etmesini sağlayan emri, beynimizden çıkan sinir hücreleri verir. Bu sinir hücreleri, kasların ne kadar çalışacağına karar verir. Eğer beynimizden kaslarımıza giden sinyaller yavaşlarsa, kaslarımız iyi çalışamaz. Kısacası bazen vücudumuzun yorulma sebebi, doğrudan beynimizin yorulmasıdır.
Düşünmek Neden Bizi Bitkin Düşürür?
Zor bir sınavdan çıktığımızda ya da geleceğimizle ilgili zor bir karar vermek için çok düşündüğümüz zamanda çok halsiz hissederiz. Fiziksel olarak bir şey yapmasak bile sadece düşündüğümüz için bitkin düşeriz. Beynimiz, vücudumuzun sadece yüzde 2’lik bir kısmını kaplar. Küçük olsa bile vücudumuzun topladığı enerjinin yüzde 20’sini tek başına tüketir. Beynimiz, vücudumuzun en çok çalışan organlarından biridir.
Beynimiz bir konuyu çok düşünmeye başladığı zaman dışarından gele sesleri veya kişileri fark etmez. Odaklandığı iş için diğer her şeyi kapatır. Tıpkı kollarımız ve bacaklarımız gibi beynimizde çok fazla çalıştığında verimsizleşiyor. Aşırı yorulan bir beynimiz, bir süre sonra ilk baştaki gibi hızlı ve doğru kararlar veremiyor.





