İrlanda’daki Galway Üniversitesi’nden Dr. Martin Mulligan ve ekibi çalışmanın başlangıcında yaş ortalaması 39 olan ve herhangi bir demans belirtisi göstermeyen yaklaşık 800 katılımcının D vitamini seviyelerini ölçümledi.
Ortalama 16 yıl sonra katılımcıların beyinleri PET (pozitron emisyon tomografisi) yöntemiyle tarandı. Yaş, cinsiyet, kardiyovasküler risk faktörleri ve depresyon gibi değişkenler hesaba katıldıktan sonra bile, yüksek D vitamini seviyeleri ile düşük tau proteini birikimi arasındaki güçlü ilişki korundu.
Mulligan, D vitaminin dünya genelinde yaygın bir eksiklik sergilediğini, incelenen grubun da yaklaşık üçte birinde D vitamini seviyelerinin düşük olduğunu belirtti.
Söz konusu olan çalışma gözlemsel bir nitelik taşıdığı için D vitaminin doğrudan Alzheimer'ı engellediği kesin olarak kanıtlanamadı. Ayrıca D vitamini seviyelerinin yalnızca bir kez ölçülmüş olması, katılımcı profilinin ağırlıklı olarak beyaz ırktan oluşması sonuçların genellenebilirliğini sınırlandırıyor.
Dr. Mulligan, bu sonuçların resmi olarak demansı önleme amacıyla takviye tavsiyesine dönüştürülebilmesi için geniş çaplı klinik deneylerle doğrulanması gerektiğini belirtti.




