Dünyamızın etrafını saran atmosfer tabakası, aslında bizi koruyan ince bir hava örtüsü görevi görür. Gökyüzüne doğru baktığımızda bu tabaka, çok kalın görünse de aslında uzaydan bakılınca çok ince durur. Bu ince tabakanın uzay boşluğunda dağılmamasının iki önemli nedeni bulunur.
Yer Çekimi Havayı Tutuyor
Dünyamızın hem çok ağır hem de çok büyük bir kütlesi bulunur. Bu büyük kütle, yer çekimi sayesinde etrafında bulunan gaz parçacıklarını kendine doğru çeker. Havayı oluşturan parçacıkların ise uzaya çıkabilmesi için saniyede 11 kilometre gibi çok yüksek bir hıza ulaşması gerekir. Hava parçacıkları genelde belirtilen hızın çok altında bir hıza sahiptir. Bu sebeple yer çekimi, hava parçacıklarını mıknatıs misali kendi etrafında tutar.
Manyetik Kalkan Bizi Koruyor
Güneş’ten Dünya’ya doğru sürekli olarak “güneş rüzgarı” verilen elektrik yüklü parçacıklar gelir. Bu rüzgarlar hem çok hızlı hem de oldukça güçlüdür. Eğer atmosfer tabakası olmasaydı, bu güneş rüzgarları havayı süpürüp uzaya gönderebilirdi.
Dünya’nın merkezinde yer alan güç sayesinde, gezegenimizin etrafında görünmez bir manyetik alan yer alır. Bu alan Güneş’ten gelen zararlı rüzgarları durdurarak, havanın uçup gitmesine engel olur.



