Nesrin YARIM ÖZOĞLU'nun 14 Nisan 2023 tarihli yazısı: Kan Bağışı Çağrısı
Siz hiç ameliyathane önünde yakınınızı beklediniz mi? Hani şu yüzünüze bütün risklerin söylendiği, onayınız ile operasyona başlanan, saatlerce süren, upuzun ameliyatları beklediniz mi? Her ameliyathane kapısından çıkan önlüklü insana doğru koştuğunuz ameliyatlar... Eğer beklediyseniz bilirsiniz ki kan bağışının önünde durabilecek daha önemli bir şey yoktur. Kan bağışı elzemdir, acildir. Ne olursa olsun yapılmalıdır.
Bu haftanın manşetlerinden bir tanesi de Kızılayın kan stoklarının alarm vermesi konusu idi. Kızılayın kan stoku alarm veriyor. Hep bir ağızdan vatandaşların kan bağışında bulunmaları isteniyor. Kızılay, ulusal kan stoklarının asgari seviyenin altına düştüğünü belirterek kan bekleyen hastaların mağduriyet yaşamaması için kan bağışı çağrısında bulundu. Türk Kızılayın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Ulusal kan stoklarımız asgari seviyenin altına düşmüştür. Her yıl Ramazan ayında yaşanan kan bağışlarındaki düşüş, afet illerimizde kan bağışı alınamaması ancak ihtiyacın sürmesi, ülkemizdeki tüm hastanelerde kan ihtiyacının artması sonucu kan stoklarının azalması nedeniyle, kan bekleyen hastalarımızın mağduriyet yaşamaması için tüm vatandaşlarımızı kan bağışına davet ediyoruz. Kızılay, ulusal güvenli kan temininden sorumlu tek kuruluştur" denildi.
Yapılan bu çağrı sonucunda bağışlarda bir nebze kıpırdama yaşansa da hâlâ istenen seviyeye gelmedi. Kan stoku 4 gün yetebilecek seviyeye çıktı. Yani Kızılayın 4 günlük kan stoku var. Yapılan ikinci açıklamada, “Özellikle nadir olan kan gruplarındaki ihtiyaç, bazı bölgelerde sıfıra yaklaştı. Elimizde 23 bin 824 ünite kan olması demek, bütün gruplardan tüm Türkiye'nin her an ihtiyacını karşılayabilecek durumda değiliz demektir" denildi ve tekrar “Acilen kan bağışına ihtiyacımız var” çağrısı yapıldı. Doktorlar “Kan bulunamazsa ameliyatlar durabilir” uyarısında bulundu. Söylenenlere göre ise birçok ameliyat, kan stokundaki yetersizlikler nedeniyle ertelenmeye başladı bile.
Ülkece olağanüstü bir felaketten geçtik. 50 binin üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetti. On binlerce vatandaşımız yara aldı. Tabii ki böyle bir felaketten sonra olağanüstü bir kan ihtiyacının ortaya çıkması normal. Yetkililerin söylediğine göre her Ramazan ayında kan bağışında ciddi bir azalma görülüyormuş. Bir de vatandaşların kafalarında dolaşan bir sürü kafa karışıklığının kan bağışına engel olduğu düşüncesi var. Asrın felaketinden sonra öyle açıklamalar yapıldı ki kurum zedelendi. Her ne kadar kan bağışındaki azalma nedeni asrın felaketinden sonra kurum yetkililerinin yapmış olduğu açıklamalara bağlanmasa da yine de buradan söylemek isterim ki bu konu siyaset üstü bir konudur. Bir kurumun başındaki kişi ve kişiler için kana ihtiyacı olan vatandaşlar mağdur edilmemelidir. Kana ne zaman ve şekilde kimin ihtiyacı olacağı bilinmez. Kan stoku her zaman hazır olmalıdır.
Tabiri caizse pire için yorgan yakılmaz. Pire her ne kadar sizi huylandırsa da o yorgan sizin yorganınız. Ona sahip çıkmak size düşer. Kan bağışı ihmale gelmez. Sağlık imkânları el veren tüm vatandaşlarımıza çağrımızdır, lütfen kan bağışında bulunun. Kan bağışının yapılacağı tek kurum Kızılaydır. Türlü sebeplerle kana ihtiyacı olan ya da olabilecek hastalarımız mağdur olmamalıdır. Kan bağışı Türk Kızılayına yapılmalıdır.
Bu arada şayet kan vermenize engel olan oruçlu olmanız ise Ramazan’da oruçlu olan vatandaşlar, iftar sonrasında da kan bağışında bulunabilirler. Tüm Türkiye'de kan bağışı merkezleri iftardan sonra da açık. Ayrıca kan vermenin orucu bozmadığı da belirtiliyor. İçiniz rahat olabilir. Kan vermenin insanın vücuduna oldukça faydası olduğu da diğer bir husus. Günlük hayatta herhangi bir zararı bulunmayan kan bağışı, vücuttaki kalp krizi riskini önemli ölçüde azaltıyor. Baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklara da iyi geliyor. Uzmanlar yılda iki kez kan bağışında bulunmanızı öneriyor. Hayatınızda hiç vermediyseniz o zaman şimdi olabilir. Haydi kan vermeye!