Dr. R. Bülend KIRMACI'nın 21 Temmuz 2026 tarihli yazısı: İzninizle...

İnsanlar da yorulur. Hatta makineler bile...

En doğrusu, zaman zaman durabilmek, dinlenebilmek ve yeniden güç toplayabilmektir. Üstelik dinlenirken de yorulmamak gerekir.

"Yazı insanları" için ise dinlenmek, çoğu insanın anladığı anlamda bir dinlenme değildir. Yazmayı bıraksanız bile okumayı bırakamazsınız. Gündemi izlemek, araştırmak, notlar almak, yeni düşünceler üzerinde çalışmak zorundasınızdır. Çünkü yazmak, yalnızca satırları çoğaltmak değil; önce zihni beslemek, sonra da onu yeniden damıtmaktır.

Yazmak, biraz da bisiklete binmeye benzer. Her gün pedal çevirmek ister. Bizim pedalımız ise kalemimizdir, klavyemizdir.

Değerli okurlarım, gazetemizde yayımlanan yazılarıma kısa bir ara vererek yıllık iznimin bir bölümünü kullanmak ve uzun süredir üzerinde çalıştığım kitabımı tamamlamak istiyorum.

Ancak ülkemizi ya da dünyayı yakından ilgilendiren önemli bir gelişme olduğunda, iznime kısa bir ara verip yine sizlerle buluşmaya çalışacağım.
Çünkü bazı konular bekleyemez; vicdan da bazen takvim dinlemez.

Türkiye'nin sorunları büyük. Dünyanın sorunları ise belki daha da büyük. Sanki insanlık, teknolojik olarak 21. yüzyılda yaşarken; aklı, vicdanı ve adalet anlayışıyla zaman zaman 12. yüzyıla geri dönüyor.

Silahlanma yarışları...

Savaşlar...

Çevre felaketleri, kimyasal atıklar ve kirlenen doğa...

Göçler, sömürü, istismar, yoksulluk ve korkular...

Bütün bunlar, insanlığın ortak gündemi olmaya devam ediyor.

Oysa başka bir dünya mümkündür.

Belki bugün için muhtemel görünmüyor ama insanlığın 'umudu' yitirmemesi gerekir.

Bir yanda ve her yanda

Bilim insanları...

Gerçek sanatçılar...

Vicdan sahibi yazarlar...

İyi öğretmenler...

Kısacası, daha güzel bir dünya için emek veren nice "isimsiz" insan var ve her biri kendince birer kahraman!

Onlar, insanlık ortak evrenine her gün küçük ama çok değerli bir taş koyuyorlar. Ve uygarlık dediğimiz büyük yapı, işte o görünmeyen emeklerin üzerinde yükseliyor.

Bu çabanın değeri yeterince bilinir mi, bu güzel yüreklerin sesi sessiz çoğunluk tarafından duyulur mu, doğrusu bilmiyorum.

Ama bildiğim bir gerçek var:

Dünya dönmeye devam edecek.

Ve insanlar, "sahip oldukları" servet veya şan kadar değil; geride bıraktıkları iz kadar hatırlanacaklar.

Belki de hayatın en önemli sorusu şudur:

"İyi yaşamak" kadar, iyi anılabilmek de önemli değil midir?

Bu düşüncelerle, kısa bir süreliğine sizlerden izin istiyor; yeniden buluşmak umuduyla, sizlere sevgi ve saygılarımı ve esenlik dileklerimi iletiyorum.