Utku KABAKCI'nın 21 Temmuz 2026 tarihli yazısı: İdeolojinin Tekniği Tekniğin İdeolojisi

İdeolojiyi çoğu kez siyasal söylemlerde, sloganlarda ya da keskin fikrî tartışmalarda aramaya alışığız. Oysa ideolojik olan gündelik yaşamlarımıza nüfuz eden teknik adını verdiğimiz olgunun içinde filizlenmektedir. Hayatlarımızı şekillendiren tercihlerimizin(!) çoğu, ilk bakışta politik kararlar ya da yönelimler olarak değil; verimlilik, güvenlik, nesnellik ve uzmanlık adına yapılmış teknik düzenlemeler hâlinde karşımıza getirilmektedir.

Sabah uyandığımız andan itibaren telefon ekranlarımıza düşen bildirimlerden iş yerlerindeki performans ölçütlerine, yol bulma uygulamalarının önerdiği rotalardan sosyal medyanın önümüze çıkardığı içeriklere kadar çok sayıda teknik sistem yaşamlarımıza entegre edildi. Bu sistemlerin her biri, neyin önemli olduğuna, neyin değer taşıdığına ve nasıl davranmamız gerektiğine ilişkin örtük kabuller üretiyor.

İdeolojik olan tam da buradan ortaya çıkıyor. Çünkü teknik sistemler, tarafsız ve işlevsel araçlar olarak görülürken, belirli değerleri, öncelikleri ve davranış kalıplarını doğal ve kaçınılmazmış gibi sunuyor. Özgür iradeye giden yol ise bizlere dayatılan seçenekler arasında tercih yapmaktan değil, doğal, zorunlu ve kaçınılmaz görünen şeylerin aslında belirli tarihsel süreçler içinde inşa edildiğini fark etmekten geçiyor.