Madencilik tesislerinde ve açık hava depolama sahalarında depolanan dev kömür yığınları, dışarıdan herhangi bir kıvılcım veya ateş kaynağı olmaksızın kendi kendine tutuşma riski taşıyor. Kimya mühendisleri ve maden güvenlik uzmanları, bu tehlikeli durumu kömürün yapısındaki karbonun atmosferik oksijenle girdiği yavaş tepkimeyle açıklıyor. Yığınların iç kesimlerinde biriken ısı dışarı atılamadığında sıcaklık kritik seviyeye ulaşarak kendi kendine yanma sürecini başlatıyor.
Oksidasyon Tepkimeleri Yangın Riskini Nasıl Etkiler?
Kömür açık havada depolandığında bünyesindeki gözenekler aracılığıyla oksijeni emmeye ve düşük sıcaklıkta oksidasyon sürecine girmeye başlamaktadır. Isı açığa çıkaran bu kimyasal tepkime, kömür yığınının yüzeyinde havalandırma sayesinde dengelenirken iç kısımlarda ısı birikimine neden olmaktadır. Yığının derinliklerinde meydana gelen ısı havalandırma yetersizliği sebebiyle dışarı kaçamadığında bölgedeki sıcaklık aşamalı olarak artmaktadır.
Depolama Yöntemleri Maden Güvenliğini Nasıl Etkiler?
Kömürün tane boyutu içerdiği nem ve depolanma hacmi kendiliğinden tutuşma süresini belirlemektedir. İnce taneli ve nemli kömürler oksijenle daha geniş yüzey alanında etkileşime girdiği için iç ısınma süreci daha hızlı ilerler. Sıcaklık tutuşma noktasına çıktığında kömür yığını içerden dışarıya doğru yanmaya ve daha sonra alev almaya başlamaktadır.




