Bünyamin Altıntaş'ın 17 Ocak 2023 tarihli yazısı: Kuraklık Tehlikesi
İklim değişikliğinin tetiklemesiyle değişen yağış rejimi ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kuraklık tehlikesi, Türkiye’yi de yakından tehdit eden bir hâl aldı.
Yurdun önemli bir bölümüne henüz kar yağmazken, önümüzdeki günlerde de ciddi yağış beklenmemesi tarımsal üretimi olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.
Yağışların az olması, sıcaklıkların yüksek olması, buna bağlı olarak buharlaşmayla tetiklenen ve etkili olan uzun süreli kuraklıklar yani tarımsal ve hidrolojik kuraklıklar önümüzdeki dönemin en önemli sorunu olmaya aday.
Pek çok çalışma bize gösteriyor ki, iklim değişikliğinin etkisiyle gelecekte kuraklıkların şiddeti, sıklığı artacak. Artık her yaz, çok daha yüksek sıcak hava dalgalarının sayısının, süresinin, şiddetinin geçmişten daha kuvvetli olabileceğini söylemek mümkün.
Analize baktığımızda Akdeniz yağış rejiminin egemen olduğu Ege, Akdeniz kıyıları, İç Anadolu’nun bir bölümü, Konya Havzası’nın bir bölümü ile Doğu Anadolu’nun önemli bir bölümünde şiddetli; Doğu Akdeniz ile Doğu Anadolu’nun batısında çok şiddetli ve aşırı kuraklıklar görülebilir.
Bir başka deyişle 2019 sonunda başlayan, 2020’de Türkiye’nin bir bölümünde, 2021’de İç Anadolu, Doğu Anadolu ile Akdeniz’de etkili olan kuraklık, 2 yıllık hesaplamalarda Türkiye’nin kuzeyi ve Batı Karadeniz bölümü dışında ülkemizin büyük bir bölümünde hâlâ devam ediyor.
2 yıllık yağış analizlerine bakıldığında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin şiddetli kuraklıkla karşı karşıya olduğunu iklim değişikliğinin uzun süreli ortalamalara göre sadece aşırı yağışlara yol açmadığını, şiddetli, çok şiddetli ya da olağanüstü şiddetli kuraklıklara da neden olduğunu söyleyebiliriz.
Türkiye’de yağış rejimi, dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi değişiyor. Bir yandan kuraklıkları, diğer yandan da sıcaklıkların şiddetlenmesiyle kuraklıkların çok daha etkili olmasına yol açan buharlaşma ve nem artışını yaşıyoruz.
Sadece yağışı değil, buharlaşma verilerini de içeren Standartlaştırılmış Yağış Buharlaşma İndisi analizlerine bakıldığında, Batı Karadeniz ile Türkiye’nin kuzey bölümleri dışında; Batı Anadolu, İç Anadolu ve Akdeniz’in büyük bir bölümü, Toroslar, İç Anadolu’nun güneyi, Doğu Anadolu’nun bir bölümünde kuvvetli ve şiddetli kuraklık yaşanıyor.
Aslında 2021’de yaşanan kuraklık, bizde bitmiş değil. Hava olaylarıyla, kısa süreli yağışlı dönemlerle bunu karıştırabiliyoruz.
Kuraklık hem bugün hem de gelecekte Türkiye’nin iklim değişikliği ve şiddetli hava olayları açısından en önemli gündem maddelerinden biri olacak.
Gelecekte Orta ve Doğu Karadeniz ile Kuzeydoğu Anadolu bölümü dışında kuraklıkların sıklığının ve şiddetinin artacağı bekleniyor.
Önümüzdeki günlerde Orta ve Doğu Karadeniz kıyı kuşağı ile Kuzeydoğu Anadolu bölümü dışında Türkiye’de yaşadığımız görece sıcak ve çok kurak koşulları giderebilecek bir hava olayı yok.
Maliyet artışları nedeniyle azalan tarımsal üretimin bir de hava koşulları nedeniyle rekolte düşüşüne evrilmesi, gıda fiyatlarının artmasına neden olacağı açık. Tüketici enflasyonunun yüksek çıkmasında etkili olan gıda enflasyonunun artması da kaçınılmaz…