Ücretsiz bir etkinlik için iki saat sıra beklemek ya da daha ucuz bir ürün için uzun bir kuyruğa girmek cebimizden doğrudan para çıkarmıyor. Ancak o sırada başka bir iş yapmak, çalışmak veya dinlenmek için kullanabileceğimiz zamandan vazgeçiyoruz.
Bu nedenle ekonomide bir hizmetin gerçek maliyeti yalnızca ödediğimiz parayla sınırlı değil. Beklemek için harcadığımız zaman da maliyetin bir parçası.
Para Yerine Zaman Ödüyoruz
Bir ürün veya hizmete talep yüksek, kapasite ise sınırlı olduğunda kuyruklar oluşuyor. Fiyat artırılmadığında kimin hizmete önce ulaşacağını bu kez ödeme gücü değil, beklemeye ayırabileceği zaman belirleyebiliyor.
Bu açıdan kuyruk, bir çeşit 'zamanla ödeme' yöntemine dönüşüyor.
Ücretsiz Olan Gerçekten Ücretsiz Mi?
Bir sağlık hizmeti, müze ziyareti veya ücretsiz etkinlik için para ödenmemesi maliyet olmadığı anlamına gelmiyor.
Örneğin iki saat bekleyen bir kişi, bu sürede yapabileceği başka şeylerden vazgeçiyor. Ekonomide vazgeçilen en iyi alternatifin değeri fırsat maliyeti olarak adlandırılıyor.
Herkes için Aynı Bedel Değil
Bir saatlik bekleme süresi herkes için aynı görünse de ekonomik karşılığı farklı olabiliyor. Saatlik çalışan biri için beklemek gelir kaybına yol açabilirken, zamanı daha esnek olan biri için aynı kuyruk daha düşük bir maliyet oluşturabilir.
Bu nedenle ücretsiz veya düşük fiyatlı bir hizmet, farklı kişiler için farklı gerçek maliyetlere sahip olabiliyor.
Kuyruk Neden Tamamen Ortadan Kalkmıyor?
Talebin aynı anda kapasitenin üzerine çıktığı durumlarda herkesin hemen hizmet alması mümkün değildir. Randevu sistemleri, sıra numaraları ve rezervasyonlar bekleme süresini düzenlemek için kullanılıyor. Bir şey için para ödemiyorsak, onun hiçbir bedeli olmadığı sonucuna varamayız. Bazen ödediğimiz şey paramız değil, zamanımız oluyor.




