Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti kapsamında, gıda fiyatlarındaki olumsuz seyir ve hizmet enflasyonundaki atalete dikkat çekilirken, enflasyon beklentilerinin dezenflasyon süreci için risk teşkil ettiği vurgulandı.

Enflasyonun Ana Eğilimi ve Hizmet Sektöründeki Ataleti

TCMB'nin yayımladığı özette en dikkat çekici kısımlardan birini enflasyonun mevcut durumu oluşturdu. Tüketici fiyatlarının şubat ayında yüzde 2,96 arttığı ve yıllık enflasyonun yüzde 31,53 seviyesine ulaştığı hatırlatıldı. Enflasyondaki yükselişte özellikle gıda grubunun başrol oynadığı, Ramazan ayına özgü unsurlar ve hava koşullarının fiyatları yukarı çektiği ifade edildi. Hizmet enflasyonunda ise haberleşme ve finansal hizmetlerdeki artışların ön planda olduğu, bu sektördeki fiyatlama davranışlarının önemli bir atalet sergilediği vurgulandı. Yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 27 civarındayken, hizmet enflasyonunun yüzde 40 seviyesinde bulunması, şokların etkisinin uzun zamana yayıldığına dair kritik bir tespit olarak kayıtlara geçti.

Küresel Riskler ve Enerji Fiyatlarının Enflasyona Etkisi

Para Politikası Kurulu, şubat ayı sonundan itibaren artan jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarında belirgin bir yükselişe yol açtığına dikkat çekti. Ham petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışın, emtia fiyatlarında genele yayılan bir oynaklık yarattığı ve bunun küresel enflasyon risklerini büyüttüğü ifade edildi. Raporda, enerji arzı ve tedarik zincirlerindeki aksamalar ve taşıma maliyetlerindeki belirsizliklerin üretim maliyetlerini artırarak enflasyonist baskı oluşturma riski taşıdığının altı çizildi. Ayrıca, jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun kalıcılığı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağının küresel para politikaları için belirleyici olacağı belirtildi.

Enflasyon Beklentileri

Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına da yer verilen özette, enflasyon beklentilerindeki yükselişin dezenflasyon süreci için bir risk unsuru olduğu hatırlatıldı. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 24,1 seviyesine yükseldiği, reel sektörün 12 ay sonrası beklentisinin ise yüzde 32 seviyesinde olduğu aktarıldı. Hanehalkının enflasyon beklentisinin yüzde 48,8 ile yatay seyretmesi, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın devam ettiğine dair bir sinyal olarak değerlendirildi.

Kurul, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun daha da sıkılaştırılacağını net bir şekilde ifade etti.

Cari İşlemler ve Dış Ticaret Dengesinde Revizyon

Ekonomik verilerdeki güncellemeler kapsamında, ödemeler dengesi istatistiklerinde yapılan yöntem değişikliği sonucunda cari işlemler açığı rakamları yukarı yönlü revize edildi. 2025 yılı cari açığının 30,1 milyar dolara, açığın GSYH'ye oranı ise yüzde 1,9 seviyesine yükseldiği bildirildi. Ocak ayında cari işlemler dengesinin 6,8 milyar dolar açık verdiği belirtilirken, altın ithalatının 12 aylık birikimli olarak 23,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği bilgisi verildi.

Türkiye’nin Dış Ticaret Haddi Ocak 2026’da 95’e Ulaştı
Türkiye’nin Dış Ticaret Haddi Ocak 2026’da 95’e Ulaştı
İçeriği Görüntüle

İktisadi Faaliyet, Büyüme ve Kredi Piyasasındaki Seyir

Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 oranında büyüme kaydettiği belirtilen raporda, son çeyrekte iktisadi faaliyetin potansiyelinin altında bir büyüme sergilediği ifade edildi. Sanayi üretim endeksinin ocak ayında aylık bazda yüzde 2,8 gerilemesi, üretimdeki ana eğilimin halen zayıf seyrettiğini gösterdi. Kredi piyasasında ise TCMB'nin aldığı önlemlerle birlikte ihtiyaç ve taşıt kredileri kaynaklı bir yavaşlama yaşandığı, 4 haftalık büyüme oranlarının yüzde 2,7 seviyesine gerilediği aktarıldı. Mevduat faizlerinin ise 6 Mart haftasında yüzde 44,4 seviyesine ulaştığı bilgisi paylaşıldı.

Makrofinansal İstikrarın Korunması

Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlama hedefi doğrultusunda sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Bu kapsamda, likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılacağı, ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40 seviyesinde oluşmasının sağlandığı belirtildi. Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulduğu hatırlatılan özette, kredi ve mevduat piyasalarındaki gelişmelerin yakından izlendiği ve parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceği ifade edildi. Kurul, tüm kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak şekilde, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede almaya devam edeceğini duyurdu.

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti ile yayımlanan bu kritik veriler, enflasyonla mücadelenin tüm risk faktörlerine karşı örülen kapsamlı bir savunma hattıyla sürdürüleceğini gösteriyor.

Kaynak: AA