Modern kozmolojinin temelinde yer alan en temel faktörlerden biri kozmolojik ilke olarak tanımlanmaktadır. Bu ilkeye göre evren, yeterince büyük ölçeklerde incelendiğinde hem homojen hem de izotropik bir yapı göstermektedir. Homojenlik uzayın her yerinin aynı özelliklere ait olduğunu, izotropi ise hangi yöne bakılırsa bakılsın genel görünümün değişmediğini göstermektedir.

Bu bilimsel gerçeklik, evrende ayrıcalıklı veya özel bir konumun, mutlak bir merkez noktasının olmadığını ortaya çıkarmaktadır. Evrenin herhangi bir yerindeki gözlemci, kendisini kaplayan galaksilerin her yönde eşit olarak uzaklaştığını görmektedir. Bu durum gözlemcinin dokusunun her noktada paralel olarak büyümesinden kaynaklanmaktadır.

Evrenin bir merkezinin olduğu fikri, çoğunlukla Büyük Patlama (Big Bang) teorisinin yanlış değerlendirilmesinden beslenmektedir. Yaygın yanılgının tersine Büyük Patlama, boş bir uzayın içindeki belirli bir noktada meydana gelen bir patlama değildir. Teori, uzayın kendisinin sıfır hacimden itibaren büyümeye başladığını ifade etmektedir.

Dolayısıyla patlama net bir yerin aksine her yerde aynı anda oluşmuştur. Astrofizikçiler bu duruma üç boyutlu bir analojiyle açıklama getirmektedir. İki boyutlu bir balonun yüzeyinde oluşturulan noktalar, balon şişirildikten sonra birbirinden uzaklaşmaktadır. Bu iki boyutlu yüzey üzerinde sabit bir merkez bulmak olanaksızdır çünkü merkez, yüzeyin kendisinde değil üç boyutlu kürenin iç kısmında yer almaktadır. Evrenimiz için de benzer biçimde, üç boyutlu uzay sınırları dahilinde geometrik bir merkez yer almamaktadır.

Ateşböcekleri Karanlıkta Nasıl Işık Saçıyor?
Ateşböcekleri Karanlıkta Nasıl Işık Saçıyor?
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Gökçe Akgöl