Evrenin bir sınırının olup olmadığı, modern kozmolojinin en merak edilen sorularından biridir. Öncelikle “uzayın bitmesi” kavramının ne anlama geldiğine bakmak gerekir. Uzay, boş bir zemin değil; cisimlerin üzerinde yüzdüğü bir ortam da değil, kendisi doğrudan zemin niteliğindedir.
Bu nedenle “bir yere kadar gidip boşluğa düşmek” gibi bir senaryo söz konusu değildir. Tıpkı Dünya’nın yüzeyinde yürürken kenara çarpıp düşemeyeceğiniz gibi, evrenin de belirgin bir kenarı yoktur, yalnızca eğriliği vardır.
Evrenin Genişlemesi ve Yanıltıcı Benzetmeler Nelerdir?
Evrenin genişlemesi sıklıkla balon metaforuyla açıklanır. Ancak bu benzetme eksik bir yorum sunar çünkü balonun hem içi hem de dışı vardır, oysa evrenin “dış” kısmı yoktur. Balonun yüzeyi evreni temsil eder ve balon şiştikçe yüzeydeki her nokta diğerinden uzaklaşır. Bu süreç evrenin dışa doğru büyüdüğü anlamına gelmez.
Benzer şekilde, kağıt üzerinde yürüyen bir karıncayı düşünün: Kağıt gerildikçe karınca için mesafeler uzar, ancak kağıdın bir “dışa doğru” hedefi yoktur. Evrenin genişlemesi de bu şekilde işler: Yeni boşluk yaratılır, galaksiler arasındaki mesafeler artar, fakat bu açılma evrenin dışında bir hedefe doğru değildir.
Evrenin Sonu Var mıdır?
Kozmoloji, evrenin yapısı hakkında iki temel ihtimal üzerinde durmaktadır:
Düz geometri: Ölçümler, evrenin geometrisinin büyük ölçüde düz olduğunu göstermektedir. Bu durumda evrenin sonsuz olduğu kabul edilir.
Sonlu ama sınırsız yapı: Evren, küresel bir yapıya sahip olabilir; kürenin yüzeyini düşünün: Yüzeyi sonludur, ancak kenarı yoktur. Sürekli aynı yönde yürürseniz başladığınız noktaya geri dönersiniz. Bu durumda “evrenin dışı” kavramı geçerli değildir.
Evrenin Genişlemediği Bölgeler Var mıdır?
Uzayın tamamı genişler, ancak genişleme her bölgede aynı biçimde gözlemlenmez. Galaksiler arası mesafeler artarken, yerçekimiyle sıkı bağlanmış bölgelerde (örneğin galaksimiz veya Güneş Sistemi) genişleme etkisi neredeyse hissedilmez. Bu nedenle günlük yaşamda evrenin genişlemesi fark edilmez.
Gözlenebilir Evrenin Sınırı Ne Kadardır?
“Uzayın bittiği yer” denildiğinde çoğu zaman gözlenen kısmın sınırı kastedilir. Işık hızı sınırlıdır ve Büyük Patlama’dan bu yana geçen 13,8 milyar yıl boyunca ışık yalnızca belirli bir mesafeden bize ulaşabilir.
Bu nedenle gözlenebilir evrenin çapı yaklaşık 93 milyar ışık yılıdır. Bu sınır bir duvar değildir; yalnızca ışığın henüz bize ulaşamadığı mesafedir. Evrenin ötesinde de galaksiler ve boşluk vardır ancak bunları gözlemleyemeyiz.