Su kıtlığı ve artan enerji tüketimine aynı anda çözüm sunabilecek yeni bir kaplama teknolojisi geliştirildi. Boya gibi uygulanabilen bu yenilikçi yüzey güneş ışınlarının yaklaşık yüzde 97'sini yansıtarak binaları çevresindeki havadan 6 santigrat dereceye kadar daha serin tutuyor. Oluşan sıcaklık farkı sayesinde havadaki su buharı yoğuşarak kullanılabilir suya dönüşüyor. İlk testlerde dikkat çeken sonuçlar veren teknoloji özellikle sıcak iklimlerde hem su tasarrufu hem de enerji verimliliği açısından umut vadediyor.
Havadaki Nemi Suya Dönüştürüyor
Yeni geliştirilen kaplama, güneş ışınlarının yaklaşık yüzde 97'sini yansıtarak yüzey sıcaklığını çevredeki havadan 6 santigrat dereceye kadar daha düşük seviyede tutuyor. Yüzey soğudukça havadaki su buharı, sıcak bir duşun ardından banyo aynasında oluşan damlacıklara benzer şekilde kaplama üzerinde birikiyor. Böylece herhangi bir enerji kaynağı kullanılmadan atmosferdeki nem, kullanılabilir suya dönüştürülebiliyor.
Testlerde Dikkat Çeken Sonuçlar Elde Edildi
Teknoloji, sıcak iklimin hâkim olduğu Avustralya'da bir binanın çatısında altı ay boyunca denendi. Denemeler sonucunda yılın yaklaşık üçte birinde kullanılabilir su elde edildi. Yaklaşık 12 metrekarelik kaplama yüzeyinden ise bir kişinin günlük içme suyu ihtiyacını karşılayabilecek miktarda su toplandı. Araştırmacılar, elde edilen su miktarının hava sıcaklığı ve nem oranına bağlı olarak değişebileceğini belirtiyor.
Su Kıtlığı Ve Enerji Tüketimine Aynı Anda Çözüm Olabilir
Çatılara ve farklı yüzeylere uygulanabilen kaplamanın en önemli özelliği, iki farklı ihtiyaca aynı anda yanıt verebilmesi. Bir yandan binaların serin kalmasına yardımcı olarak soğutma için harcanan enerji miktarını azaltırken, diğer yandan havadaki nemden su elde edilmesini sağlıyor. Bu yönüyle teknolojinin, özellikle su kıtlığının yaşandığı sıcak bölgelerde geleceğin sürdürülebilir yapı çözümleri arasında yer alabileceği değerlendiriliyor.




