YÖK Başkanı Erol Özvar üniversite kontenjanlarında yaşanan yüzde 23'lük dev düşüşün detaylarını paylaştı. 2026 yılı itibarıyla vakıf üniversitelerinde kontenjanı azaltılacak kritik bölümler belli oldu.
Vakıf Üniversiteleri için Yeni Dönem 2026'da Başlıyor
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde düzenlenen Yükseköğretim Meclisi Toplantısı’nda eğitim gündemini sarsacak açıklamalarda bulundu. Devlet üniversitelerinde bir süredir devam eden kontenjanları sadeleştirme ve azaltma politikasının kapsama alanının genişlediğini duyuran Özvar, bu uygulamanın 2026 yılı itibarıyla vakıf üniversiteleri için de zorunlu hale geleceğini belirtti. Özellikle hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık gibi popüler bölümlerin vakıf üniversitelerindeki kontenjan sayılarında ciddi bir düzenlemeye gidilmesi bekleniyor.
Üniversite Kontenjanlarında Büyük Düşüş
Son birkaç yılda üniversite kapılarındaki yığılmayı önlemek ve eğitim kalitesini artırmak adına atılan adımların boyutları rakamlarla netlik kazandı. Erol Özvar'ın paylaştığı verilere göre, 2023-2025 yılları arasındaki dönemde toplam kontenjan sayısı 1.090.014 seviyesinden 843.547’ye çekildi. Toplamda 246.467 kişilik bir kontenjan azaltımı yapılırken, oransal bazda yüzde 23’lük bir düşüş kaydedildi. İncelenen 462 farklı lisans programından 197 tanesinde kontenjanlar düşürüldü.
En Çok Etkilenen Bölümler
Kontenjan düşüşlerinden en fazla etkilenen alanların başında öğretmenliğe kaynaklık eden bölümler yer alıyor. Türk dili ve edebiyatı programlarında yüzde 69, tarih bölümünde ise yüzde 66 oranında bir daralma yapıldı. Hukuk fakültelerinin kontenjanları 15.313 seviyesinden 9.821'e gerileyerek yüzde 36 oranında düşürüldü. Sağlık bilimlerinde ise beslenme ve diyetetik yüzde 42, eczacılık yüzde 24 ve diş hekimliği yüzde 22 oranında azaltıldı. Mühendislik alanında da benzer bir tablo hakimken gıda mühendisliğinde yüzde 34, elektrik-elektronik mühendisliğinde yüzde 31 ve inşaat mühendisliğinde yüzde 27 oranında bir kontenjan daralmasına gidildi.

Temel Hedef Eğitimde Kaliteyi Yükseltmek
Kontenjanları azaltma politikasının bir kısıtlama değil, nitelik artırımı olduğunu ifade eden YÖK Başkanı Özvar, kararların mekanik yöntemlerle alınmadığını söyledi. Her programın kendi iç dinamikleri, akademik kadro kapasitesi, mezunların iş bulma oranları ve profil verileri ışığında değerlendirildiğini belirtti. Özvar, bu yaklaşımın temel amacını şu sözlerle özetledi:
"Kontenjanların azaltılması erişimi sınırlayan bir politika değil aksine eğitimin niteliğini artırmayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Hedefimiz; gençlerimizi belirsizliğe değil, geleceğe hazırlayan, kalite, erişim ve sürdürülebilirliği birlikte gözeten bir yükseköğretim sistemi inşa etmektir."
Yükseköğretim Kalite Odaklı Bir Yapıya Kavuşacak
Yükseköğretim Kurulu, üniversitelerin sadece diploma veren merkezler olmasından ziyade, toplumun ve sanayinin ihtiyaç duyduğu kalifiye insan kaynağını yetiştiren kurumlar olmasını amaçlıyor. 2026 yılında vakıf üniversitelerinin de sürece dahil edilmesiyle birlikte, Türkiye genelindeki yükseköğretim standartlarının tek tip kalite odaklı bir yapıya kavuşturulması öngörülüyor. Bu politika ile gençlerin mezuniyet sonrası iş gücü piyasasında daha rekabetçi ve donanımlı olması hedefleniyor.
Yükseköğretim Kurulu'nun kontenjanlar üzerindeki bu kararlı tutumu, önümüzdeki yıllarda üniversite sınavına girecek adaylar için daha seçici ve kalite odaklı bir dönemin başlangıcını simgeliyor.




