ASELSAN, genişleyen üretim tesislerini çevre dostu kaynaklarla beslemek, enerji giderlerini düşürmek ve sürdürülebilirlik vizyonunu güçlendirmek hedefiyle iki yeni Güneş Enerjisi Santrali yatırımı gerçekleştirdi. Devreye alınan santraller sayesinde her yıl yaklaşık 121 bin ton karbon salımının önüne geçilecek. Bu çevresel katkı, yaklaşık 4 milyon ağacın bir yılda atmosferden süzdüğü karbondioksit miktarına denk geliyor.
Yenilenebilir enerji projelerinde kendi teknolojik yeteneklerinden faydalanan ASELSAN, güneş panellerinde üretilen elektriği şebeke standartlarına dönüştüren, donanımı ve yazılımı tamamen yerli imkanlarla tasarlanan PULSAR inverterlerini ilk defa bu santrallerde kullandı.
“Her Yıl Yüzde 25'in Üzerinde Büyümeye Devam Ediyoruz”
Son üç yıllık süreçte savunma sanayisinde Avrupa'nın en hızlı ivme yakalayan şirketleri arasında yer aldıklarını ifade eden ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, kurumun üretim gücünü ve teknolojik altyapısını tahkim eden yatırımlara kararlılıkla devam ettiklerini belirterek şunları söyledi:
"Her yıl ortalama yüzde 25'in üzerinde büyümeye devam ediyoruz. Aynı anda yoğun bir yatırım seferberliği içerisindeyiz. Hava savunma sistemlerinden radarlara, kritik füze sistemlerinden mühimmatlara kadar birçok alanda yeni yetenekleri ASELSAN'a kazandırmanın gayreti içerisindeyiz. Devam eden 3 milyar dolarlık yatırımımız var."
Güneş enerjisi santrallerinin hizmete girmesinden memnuniyet duyduğunu dile getiren Genel Müdür Akyol, atılan bu stratejik adımın şirketin büyüme hedeflerini doğrudan destekleyeceğini belirterek değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:
"Şirketimizin tüm enerji ihtiyaçlarını, tamamını kendisi karşılayacak güneş enerjisini santrallerimizi de bugün itibarıyla devreye aldık. ASELSAN'ın bugünkü ve devam eden yatırımlarını da gözeterek inşa ettiğimiz bu sistemlerle bir taraftan sürdürülebilir ekonomiye destek olacağız bir taraftan bütün enerjimizi kendimiz üreteceğiz.
Bu sistemlerle 4 milyon ağacın dikilmesi ile elde edilecek karbon salımı verimliliğini de elde etmiş olduk. Aslında şirketimizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, enerji maliyetlerini aşağıya çekerken bir taraftan da şirketimizin büyümesini destekleyen bir adımı attık."
Üretim kapasitesindeki büyümeyi çevre dostu enerji stratejileriyle taçlandırdıklarını vurgulayan Akyol, enerji verimliliğine verdikleri öneme dikkat çekerek şunları ekledi:
"Üretim kapasitemizi ve teknoloji altyapımızı geliştirirken enerji verimliliğini de önceliklerimiz arasında tutuyoruz. Devreye aldığımız GES'lerimizle enerji ihtiyacımızın tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılayacak, aynı zamanda enerji maliyetlerimizi ve karbon ayak izimizi azaltacağız."
Sürdürülebilirlik Endeksindeki Zirve Konumu Korunacak
Sürdürülebilirlik Endeksi'nde ilk sırada yer aldıklarına değinen ve kaynak kullanımında maliyet, verimllilik ile çevre dengesini bütüncül bir anlayışla yönettiklerini dile getiren Akyol, Türkiye'de Mavi Su Verimliliği Belgesi'ni alan ilk kurum olduklarını hatırlatarak şöyle konuştu:
"Kaynakların verimli kullanımını, maliyet, verimlilik ve çevresel etki boyutlarını birlikte gözeten bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz. Türkiye'de Mavi Su Verimliliği Belgesi'ni alan ilk kuruluş olmamız da bu yaklaşımımızın önemli sonuçlarından biri. Üretimde büyürken yerli teknolojiyi, verimliliği ve sürdürülebilirliği birlikte güçlendirmeye devam edeceğiz."
Akyol, yatırımın gerçekleşmesinde katkı sunan kurum ve kuruluşlara teşekkürlerini ileterek "Ben özellikle bu tesisin yapımında bize destek olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımıza, yerel idarelere, ilgili bütün kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum. Bu tesisin ülkemize, milletimize, ASELSAN'ımıza hayırlı, bereketli olmasını diliyorum." ifadeleri ile sözlerini bitirdi.





