Dr. R.Bülend KIRMACI'nın 20 Ekim 2026 tarihli yazısı: Diploma Yetmez; Meslek Gerek!
Diploma...
Yıllarca süren eğitimin sonunda alınan, emeğin ve öğrenmenin karşılığını simgeleyen değerli bir belge.
Peki, tek başına yeterli mi?
İşte üzerinde düşünmemiz gereken soru bu.
Gençlerimizin eğitim görmesini, üniversiteye gitmesini, bilgiyle donanmasını elbette önemsiyoruz. Eğitim düzeyi yükselen toplumların ekonomik ve sosyal gelişme olanakları da güçleniyor.
Ancak eğitim hayatıyla üretim hayatı arasındaki bağ yeterince kurulamadığında başka bir sorunla karşılaşıyoruz: Diplomalı genç iş arıyor, işletme ise çalıştıracak nitelikli insan arıyor.
İş arayan var, çalışan arayan var...
Peki, neden birbirlerini bulamıyorlar?
Geçen yazılarımdan birinde de yazmıştım: Peki bu sorunun sahibi kim?
Sorunun önemli bölümlerinden biri mesleki beceri ile eğitim arasındaki ilişkide karşımıza çıkıyor.
Üretim dünyası yalnızca teorik bilgi istemiyor; bilgiyi kullanabilen, yaptığı işi bilen, teknolojiye uyum sağlayabilen ve gerektiğinde yeni beceriler öğrenebilen insan gücüne ihtiyaç duyuyor.
Sanayinin teknisyene, sağlık sektörünün nitelikli yardımcı personele, bilişim dünyasının uygulama becerisi gelişmiş gençlere, tarımın yeni teknolojileri kullanabilen üreticilere ihtiyacı var.
Yani “işin” iş görene, iş görecek olanın meslek bilgisi ve becerisine ihtiyacı var.
Üstelik meslek sahibi olmak yalnızca belirli bir işi yapabilmek anlamına gelmiyor. Meslek insana üretim sürecinde anlamlı bir yer, sorumluluk ve nihayet özgüven kazandırıyor.
Bu nedenle mesleki ve teknik eğitimi eğitim sisteminin ikinci seçeneği gibi görmekten vazgeçmek gerekiyor.
Elbette meslek liseleri, meslek yüksekokulları, üniversiteler ve işletmeler arasında kurulacak güçlü ilişkiler gençlerin eğitimden çalışma hayatına geçişini kolaylaştırabilir.
Stajın gerçekten staj olduğu, öğrencinin işyerini yalnızca uzaktan görmediği, okulda öğrendiğini üretim sürecinde deneyebildiği bir eğitim anlayışına ihtiyaç var.
İşletmelerin de burada sorumluluğu bulunuyor.
Hazır yetişmiş çalışan beklemek yerine insan yetiştirme sürecinin parçası olmak, gençlere deneyim kazandırmak ve eğitim kurumlarıyla işbirliği yapmak...
Tüm bu çevrim üretim kültürünün gelişmesine de katkı sağlayabilir.
Diploma elbette önemli...
Bilgi de önemli...
Ancak bilgi beceriyle, eğitim üretimle ve genç insan gerçek hayatla buluştuğunda ortaya “meslek” çıkıyor.
Üreten toplumun yalnızca diplomalı insanlara değil, işini bilen insanlara da ihtiyacı var.
Diploma kapıyı açar; meslek merdivenleri tırmandırır!