Geliri düşük olan tüketiciler, temel gereksinimlerini karşılamak amacıyla zaman zaman daha yüksek maliyetlere katlanmak zorunda kalır. Ekonomide yoksulluk primi şeklinde tanımlanan bu durum, maddi olanakları sınırlı kişilerin aynı ürün ve hizmetlere daha yüksek bedeller ödemesini ifade eder.
Dar gelirli tüketicilerin nakit yetersizliği sebebiyle ürünleri büyük boy ambalajlarda veya indirimli dönemlerde toplu olarak satın alamadığı, zorunlu olarak küçük ambalajlara yöneldiği kaydedilmektedir. Küçük ambalajlı ürünlerin birim maliyetinin büyük boylara kıyasla çok daha yüksek olması nedeniyle düşük gelirli bireylerin uzun vadede aynı miktar gıda veya temizlik malzemesine daha fazla bütçe ayırmak durumunda kaldığı kaydedilmektedir. Uzmanlar, sermaye ve depolama alanı yetersizliğinin tüketicileri devamlı olarak en yüksek birim fiyattan alışveriş yapmaya mecbur bıraktığını belirtmektedir.
Finansal Erişim Kısıtları, Borçlanma Maliyetleri ve Ulaşım Engelleri
Düşük gelirli kişilerin bankacılık sistemlerinden uygun koşullu kredi alamaması sonucu yüksek faizli mikro kredilere, faturaya yansıtmalı alımlara veya taksitli pahalı satış kanallarına yönelmek zorunda kaldığı ifade edilmektedir. Büyük zincir marketlerin veya indirim merkezlerinin genellikle araçla ulaşılan alanlarda bulunması sebebiyle dar gelirli vatandaşların mahalle arası küçük işletmelerdeki daha yüksek fiyat kabullerine mecbur kaldığı bilinmektedir. Tüketici analistleri, finansal olanakların kısıtlılığının yoksul kesimlerin yaşam maliyetini yapay biçimde artıran en temel faktör olduğunu vurgulamaktadır.




