Ünlü bir markanın temsilciliğini alarak kendi işini kurmayı amaçlayan girişimciler için franchise sistemi büyük avantajlar sağlasa da ticari başarının anahtarlarından biri de doğru dükkan konumunda saklıdır. Güçlü bir marka imajı oluşturmak, yanlış bir lokasyonda açılan işletmenin zarar etmesini önlemeye yetmemektedir.
Lokasyon seçimi yapılırken ilk olarak bölgedeki insan hareketliliği ve müşteri profili detaylıca değerlendirilmektedir. Açılması planlanan dükkanın hedef kitlesi ile caddeden geçen insanların demografik yapısının uyum sağlaması gerekmektedir. Yaya trafiğinin yoğunluğu, toplu taşıma hatlarına yakınlık, otopark olanağı ve mağazadan dışarıdan görünürlüğü satış potansiyelini etkilemektedir.
Doğru yer tespiti yapılırken müşteri yoğunluğun yanında, dükkanın kira ve işletme maliyetleri de eklenmektedir. Yüksek yaya trafiğine sahip prestijli caddelerdeki fahiş kira bedelleri, kar marjını baskılayarak işletmeyi mali krize itebilmektedir. Bu sebeple markalar, bayilik vermeden önce fizibilite raporları hazırlayarak kira bedeli ile tahmini ciro arasındaki dengenin korunmasını gerekli koşmaktadır.





