Sanayileşme ve küreselleşmeyle beraber biçim değiştiren tüketim kalıpları, çağımız insanının alışveriş yapma motivasyonlarını net bir biçimde farklılaştırmaktadır.
Bireyler bir nesneyi sağladığı fayda ya da temel gereksinimi karşılaması nedeninin yanında, taşıdığı marka değeri, toplumsal saygınlık ve sağladığı prestij mesajı için satın almaktadır. Sembolik tüketim anlayışında ürünlerin işlevsel özelliklerinden öte toplumsal anlamları dikkat çekmektedir.
Bir otomobil, giysi veya cep telefonu ulaşım, giyinme ya da iletişim görevini yerine getirmekle kalmayıp sahibinin toplumsal konumunu, tarzını ve ekonomik gücünü dış dünyaya ilan eden bir araca dönüştürmektedir.
Tarihte ilk kez üst sınıfların zenginliklerini ve ayrıcalıklarını sunmak için başvurduğu gösterişçi tüketim, günümüzde kitlesel iletişim araçları ve sosyal medyanın etkisiyle tüm toplum katmanlarına yayılmaktadır. Kişiler, üst gelire mensup grupların yaşam tarzlarını taklit ederek psikolojik bir tatmin ve üst statüye aidiyet duygusu oluşturmaya çalışmaktadır.




