Utku KABAKCI'nın 23 Haziran 2023 tarihli yazısı: Kitle Hareketinde Birlikteliğin Keyfine Varmak
Bir kitle hareketinin devamlılığı, mensuplarının kendilerinden (iş ve özel yaşamlarından) fedakârlık göstererek aidiyet içinde birlikte ve uyumlu bir biçimde hareket etme arzularının şiddetiyle doğru orantılıdır. Üyeler, kendilerinden vazgeçecek kadar bir aidiyetin parçası olmayı arzu ederler. Lider, bu kuvvetli ihtiyacı göz önünde bulundurarak inşa ettiği stratejiyle grubun asabiyesini dolayısıyla da birlikteliğini diri tutmayı başarır. Lideri ve mensup olduğu aidiyetin değerleri için her türlü fedakârlıkta bulunmaktan geri durmayacak olan insanlar, kolektif bir bütün içinde benliklerini eriterek var olmayı tercih etmektedir. Bu hâle bürünmüş olan kişinin var olabilmesinin tek yolu, üyesi olduğu aidiyetin dışında kalmamaktır. Kişinin aidiyetten dışlanması, başına gelebilecek en kötü felakettir. Çünkü diğer üyeler (kardeşler) tarafından istenmeyen olmak, yok olmakla birdir. Bu sebeple kitle hareketi mensupları; liderlerine, aidiyetlerine, ortak değer ve ritüellerine sadakatle bağlı kalırlar.
Kitle hareketi içinde benliğini eritip büyük bir bütünün parçası olarak var olabilen kişinin kendisini farklı kılan vasıflarından sıyrılabilmesi gerekmektedir. Ancak bu yolla diğer üyelerle kardeşlik bağı kurulabilir. Parçası olunan aidiyetin sembolleri (arma, renkler vs.) kutsallaştırılır ve bu semboller hem üyeleri birbirine yakınlaştırır hem de birbirine benzer kılar.
Kitle hareketi mensuplarının mitinglerde, yürüyüşlerde uyumlu bir şekilde hareket edebilmesinin önemli olduğu kadar gündelik yaşamlarının da birbirine benzer olması mühimdir. Çünkü farklı olan “biz” zamiri dışında tutularak “öteki” olarak kabul edilir. “Öteki” ilan edilenler üzerinden de “biz” tanımını yapmak kolaylaşır. Aidiyetin dışında kalmak istemeyen üye, sembol ve ritüellere çoğu zaman abartılı bir şekilde sahip çıkarak kardeşlerinden ayrılmamayı (öteki olmamayı) ister.
Dışlanmaktan korkan kitle hareketi mensubu, ritüellere (mitingler, kutlamalar) büyük bir ciddiyetle katılır. Yerine getirilen ritüellerde ortaya çıkan kolektif ruh tek tek her üyeyi efsunlu bir dünyaya çeker. Bu büyülü birliktelikte kardeşlerle yan yana olmaktan büyük bir keyif alınır. Birlikte hareket etmenin keyfine varmış olan üyeler, kendilerini mutlak haklı ve yenilmez olarak görmeye başlarlar.
Büyük bir bütünün parçası olmanın getirdiği güven duygusu, kitle hareketi üyelerine bir konfor alanı sunmaktadır. Bu alan dışında güvenli bir şekilde varlığın sürdürülebileceği bir zemin söz konusu değildir. Kitle hareketi mensuplarının konfor alanı sadece bilinen, alışılmış olan değil, aynı zamanda da keyif alınan bir sinerjinin doğduğu yerdir.