Nesrin YARIM ÖZOĞLU'nun 10 Temmuz 2023 tarihli yazısı: Yalnızlık
Pandemiden çok önce insanlar yavaş yavaş bile isteye kabuklarına çekilmişti. Herkesin biribirinden kaçmaya başladığı dönemde pandemi başladı. Sarılmak, tokalaşmak, öpüşmek yasaklandı. Hatta eşe, dosta hasret kaldık. İşte o zaman anladık ki insan insana merhemmiş. Bir tatlı yüz, birlikte içilen bir acı kahve ilaçmış. O günden beri de insanlar birbirleri ile daha sık görüşüyor, bayramlar daha kalabalık sofralara şahit oluyor. Çünkü eve kapanma zamanında anladık ki yalnızlık insana iyi gelmiyor. Hatırlarsanız o dönemde psikolojik hastalalıklarda da artış olmuştu. Bunların tüm nedeni bir nevi yalnızlıktı.
Bu konuyla alakalı geçtiğimiz günlerde de yapılan bir araştırma paylaşıldı. Beş kıtada 2.2 milyon kişi ile yapılan çalışmaların derlendiği bilimsel araştırma, yalnızlığın erken ölüm riskini yaklaşık yüzde 14 artırdığını ortaya koydu. Yalnızlığa bağlı ölüm riskinde kanser yüzde 9 ile dikkat çekti. Aynı araştırma, kişinin dış dünyayla iletişimini kestiği sosyal izolasyon verilerini de inceledi. Buna göre sosyal izolasyonun; erken ölüm riskini yüzde 32, kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm oranını yüzde 34, kansere bağlı ölüm riskini ise yüzde 24 artırdığı saptandı. Araştırmacılar, yalnızlık ve sosyal izolasyona bağlı ölüm oranındaki artışın; alkol, sigara ve obezite gibi geleneksel risk faktörleri kadar etkili olduğu görüşünde.
Harbin Tıp Üniversitesi Dr. Wu Lien Bilim Vakfı (WLD-QN1106, FW) tarafından desteklenen ve yalnızlıkla ilgili son 20 yıldır 20 ülkede yapılan çalışmaların derlendiği araştırma, insan davranışlarını inceleyen Nature Human Behavior dergisinde 19 Haziran’da yayımlandı. “Sosyal izolasyon, yalnızlık ve ölümle ilgili 90 kohort çalışmasının sistematik bir incelemesi ve meta-analizi” başlıklı araştırmada, yalnızlık ve sosyal izolasyonun ölüm riskine, hastalıklara ve insan sağlığına ne derece etki ettiği incelendi. Araştırmaya 2 milyon 205 bin 199 kişiyi içeren toplam 90 prospektif kohort çalışması dâhil edildi. Bu çalışmaların 29'u ABD, 61'i İngiltere, Japonya, Kore, Finlandiya gibi diğer gelişmiş ülkelerde gerçekleştirildi. Sonuç olarak genel popülasyonda hem sosyal izolasyonun hem de yalnızlığın, tüm nedenlere bağlı artan ölüm riski ile önemli ölçüde ilişkili olduğu ortaya çıktı.
Yalnızlık üzerine yapılan bir başka ankette ise her 10 kişiden 1’inin kendini yanlız hissettiği ortaya koyuldu. Avrupa Birliği (AB) çatısı altında faaliyet gösteren Avrupa Komisyonu, kısa süre önce Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan 25 binden fazla kişinin katıldığı Avrupa Birliği yalnızlık anketinin sonuçlarını yayımladı. Buna göre her 10 Avrupalıdan 1’i, kendisini yalnız hissediyormuş. Yalnızlığı en çok hisseden ülkelerin başında ise İrlanda geliyormuş. Ankete İrlanda’dan katılanların yüzde 20’si kendisini sürekli yalnız hissediyormuş. Yani İrlanda, yalnızlığın en yoğun şekilde hissedildiği Avrupa ülkesi. Ayrıca Yunanistan ve Bulgaristan da yüzde 17 ile yalnızlığın ciddi şekilde hissedildiği ülkeler arasındaymış. “Yalnızlığın uğramadığı” ülkelerin başında ise Hollanda ve Belçika geliyormuş.
Yalnızlığa neden olan etkenlerin başında ise tabii ki bilinçsiz şekilde kullanılan internet ve sosyal medya kullanımı geliyor. Her şeyi bu dünyanın içinde bulabileceğini sanan insanlar, insanların olmadıkları gibi görünmeye çalıştıkları paylaşımlar ile sosyal, takipçi sayısı kadar arkadaş ve dosta sahip olduklarını düşünüyorlar. Pandemi ile gereken dersimizi aldığımızı düşünüyorum. O yüzden de pademi tekrarlayacak diye aklımız çıkıyor.
İnsan sosyal bir varlıktır ama sosyalliği sosyal medyada var olmak ile karıştırmayın. Unutmayın ki beğeni gönderdiğiniz, paylaşılan hiçbir kahve bardağı görseli, bir dostla içilen acı bir kahvenin yerini tutamaz. Hele ki hiçbir beğeni, bir dostun derdine derman olmaz.