Utku KABAKCI'nın 30 Ocak 2026 tarihli yazısı: Dekor Futbol, Başrol İnsan (7)
Yaşamlarımızın kimi dönemleri zorlu bir dış saha maçına benzer. Kendimizi ait hissetmediğimiz yerlerde, çetin mücadelelerin tam da ortasında bulduğumuz zamanların sayısı azımsanamayacak kadar çoktur.
Sert bir zeminde oynanan önemli bir deplasman karşılaşmasında yabancı tezahüratların baskısı altındayken erken yenen bir golle yenik duruma düştüğümüzü varsayalım.
Kuvvetle muhtemel umudumuz kırılacak, direncimiz zayıflayacaktır. Fakat maç henüz bitmemiştir ve biz futbolda olduğu gibi hayatta da mucizevi geri dönüşlerin mümkün olduğunu biliriz.
Böyle durumlarda sınavı başarıyla tamamlamanın yolu paniğe kapılmamaktan geçer. Çünkü rastgele vurulan toplar ve hesapsız hamleler, taktiksel plandan uzaklaşmayı hızlandırarak oyunu daha karmaşık bir hâle getirir.
Filelerimizi havalandıran meşin yuvarlakların ardından kontrolü tamamen kaybetmememiz için oyunu yeniden okumamız gerekebilir. Nerede koptuk, neyi erken bıraktık, hangi boşluğu görmezden geldik? Futbol da hayat da bu soruyu sormadan ve gerekli dersleri çıkarmadan geri dönüşlere izin vermez.
İşler ters giderken bile insan kendi ritmini yeniden yakalayabilir. Bu yüzden küçük gibi görünen kazanımlar hafife alınmamalıdır. Adrese teslim paslar, ayakta kalınan ikili mücadeleler ve şut denemeleri…
Bunlar skor tabelasına yansımasa dahi diri tutar. Her adım bir öncekinden biraz daha sağlam atılmaya başlanır, öz güven tazelenir. Yani asıl yitirilmemesi gereken şey, zafere olan inançtır.
Yaşamın belirsizlikleri, riskleri ve zorlukları karşısında havlu atmayanların mücadeleleri sürpriz galibiyetlere açıktır. Çünkü hayat, vazgeçmeyenlere yeniden deneme cesaretini ve fırsatını vermeyi sever.