Utku KABAKCI'nın 14 Temmuz 2026 tarihli yazısı: Ekranlarda Yankılanan Ezberler

Göz açıp kapayıncaya kadar dünyanın en ücra köşesindeki haberlere ulaşabiliyor, aradığımız bilgiye tek bir tıkla erişebiliyor, gündelik hayatlarımızı çok sayıda dijital araç vesilesiyle daha pratik hâle getirebiliyoruz. Peki tüm bu hız ve konforun bir bedeli var mı?

Elbette teknolojinin yaşamımıza kattığı kolaylıklar yadsınamaz. Ancak bilhassa ileri teknolojinin sağladığı kolaylıkların beraberinde kimi riskleri de getirebileceği üzerine yeterince kafa yorduğumuz kanaatinde değilim.

Örneğin dijital platformlar kullanıcıların ilgisini çekeceği varsayılan içerikleri öne çıkarmaktadır. Bu başka içeriklerin geri plana itildiği anlamına da gelmektedir. Okuduğumuz haberler, seyrettiğimiz videolar, beğendiğimiz paylaşımlar ve yaptığımız aramalar karşımıza getirilecek sonraki içeriklerin belirlenmesinde kullanılıyor. Böylece çoğu kez farkına dahi varmadan ezberlerimizin içinde sıkışıp kalıyor, yalnızca kendi doğrularımızı pekiştiren yaklaşımların konforunda her zaman haklı oluşumuzun(!) keyfini sürüyoruz.

Farklı bakış açıları görünmez hâle geldikçe olguların bütününü değil, sadece kırpılmış bir bölümünü görebiliyoruz. Oysa düşünsel zenginlik bizi şaşırtan, yerleşik kabullerimizi irdelemeye zorlayan ve yeni bakış açıları kazandıran yorumlarla karşılaşabildiğimizde ortaya çıkmaz mı?