Ersan AKBAŞ'ın 15 Temmuz 2023 tarihli yazısı: Ankara Sinemalarının Hali Ne Olacak?

Bir sinema aşığı olarak mümkün olduğunca filmleri sinema salonlarında izlemeyi tercih ederim.

Yoksa ederdim mi demeliydim? Bir karar aşamasındayım.

Biliyorsunuz, sinemalar artık daha çok büyük alışveriş merkezlerinde hizmet veriyor.  Bir nevi AVM/Şirket sinemaları da diyebiliriz.

Burada Büyülü Fener ve Kızılırmak sinemalarını es geçmek istiyorum, çünkü onlar yaşam mücadelesi vermekte olan sinemalar.

Benim burada değinmek istediğim AVM/Şirket sinemalarının içler acısı hali…

Son dönemde gittiğim bütün sinema salonlarında bir perde sorunu muhakkak var.

En son büyük bir AVM’nin IMAX sinema salonunda izlediğim film içler acısıydı.

Koca sinema perdesinde bildiğiniz mavi noktalar vardı.

Geçer diyorsunuz, geçmiyor, film oynadıkça mavi noktaları da filmle beraber perdeden izliyorsunuz.

Gelin de odaklanın.

Bilet fiyatını ise hiç sormayın, 270 TL verdim. Bir öğrenci, bir tam bilet parası…

Bu ekonomik şartlarda diyorsunuz ki "Bu işletmenin de yaşaması için bilet fiyatının böyle olması gerekiyor." Tamam, kabul edelim. Hatta yetmiyorsa zam yapın, arttırın. Zaten alıştık zamlara.

Peki ben görevimi yapıyorum, yüksek fiyattan bilet fiyatımı ödüyorum ama gelin görün ki sinemanın perdesi bozuk çıkıyor.

Bitti mi? Bitmedi.

Arkadaş o ses düzeni nasıl bir düzen?

Sen Koskoca IMAX salonunda o ses düzeniyle müşterine o filmi nasıl izletiyorsun? Evdeki kulaklığım, senin ses düzeninden daha kaliteli, bilesiniz.

Gelelim, koltuklarınıza. Bütün koltuklarınız mı tozlu olur?

Anlıyorum, amme hizmeti yapıyorsunuz. Sizden tam teşekküllü bir temizlik beklemiyorum, gelenlerin yaptıkları da ortada, tüm bunları kabul ediyorum.

Ama koltuklarınızın tozlu kalması bunlara bir neden olabilir mi?

Tuvaletlerinizden hiç bahsetmek istemezdim ama maalesef tuvaletleriniz ultra kirli.

Musluklarınız bozuk, sabunluklarınız bozuk, zaten sıvı sabunu ara ki bulasın. El kurutma makineleriniz bile bozuk.

Yerler su içinde vıcık vıcık… Millet kaymamak için parmaklarının ucunda yürüyor.

Bir sinema filmi izlemek bu kadar eziyetli olmamalı.

Masraflarınız çok olabilir, gelirler giderlerinizi karşılamıyor da olabilir ama bunun acısını biz sinema izleyicilerinden çıkarmayın.

Bundan 3 yıl önce de nasıl hizmet verdiğinizi çok iyi biliyoruz.

O şartlara yaklaşamayacaksanız -ki bu hayat şartlarında yaklaşamayacağınız görülüyor- bizlere de sinema platformlarından filmleri takip etmek düşüyor.

Hem para verip hem eziyet çekmek, akıllı işi değil. Herkes de mazoşist değil bilesiniz.

Şimdilik günü kurtarıyorsunuz.

Hatırlatayım:

İyi film gelmediği sürece işiniz çok zor. Allah yardımcınız olsun.     

Sinemaları eleştirdim, bir de sinema izleyicilerinin yaptıkları var ki o da diğer yazının konusu olacak, görüşmek üzere..