Dr. R. Bülend KIRMACI'nın 9 Haziran 2026 tarihli yazısı: Ankara ve Sorunları-7 (Sağlık ve Hastane Yerleşimleri Sorunu)

Önce iki tespit yapalım...

Hangar tipi şehir hastaneleri modeli çökmüştür.

Uygulama sadece işletmecisi veya yapıcısına garanti gelir getiren halde kilitlenmiştir.

Başkent veya diğer çağdaş kentler için geçerli yol vatandaşın oturduğu ya da çalıştığı lokasyondan en geç 10 dakika içinde sağlık birimlerine kavuşabilmesidir.

Gelelim Başkentmize... Ankara’da sağlık hizmetleri belirgin bir altyapıya sahip olmasına rağmen erişim açısından sorunlar yaşanmaktadır.

Şehrimizde toplam hastane sayısı 200’ün üzerindedir ve yatak kapasitesi yaklaşık 30.000 civarındadır.

Yukarıda da ifade ettiğim gibi, son yıllarda yapılan şehir hastaneleri, yüksek kapasite ve modern donanımlarıyla dikkat çekmeke, ancak bu hastanelerin şehir merkezine uzaklığı, ulaşım sürelerini artırmaktadır.

Örneğin şehir hastanelerine ulaşım süresi bazı bölgelerden 60-90 dakika arasında değişmektedir. Bu durum özellikle yaşlı ve kronik hastalar için ciddi bir zorluk oluşturmaktadır.

Sağlık hizmetlerine erişimde en önemli göstergelerden biri doktor başına düşen hasta sayısıdır. Ankara’da bu oran Türkiye ortalamasına göre daha iyi olsa da yoğunluk belirli hastanelerde toplanmaktadır.

Son yıllarda en iyi çalışan sistemlerden bir olan sağlık ocaklarının da yeterince desteklendiği söylenemez...

Ankara’nın Cumhuriyetimizin ilk yıllarında olduğu gibi sağlık araştırmaları ve kurumları açısından dünya çapında bir kent olması en büyük dileğimdir.

Nihayet sağlık kurumsallığı açısından çözüm için:

- Bölgesel sağlık merkezlerinin güçlendirilmesi,

- Ulaşım entegrasyonunun artırılması,

- Dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması elzemdir.

Evet sağlık hizmeti yalnızca kaliteli değil, aynı zamanda erişilebilir olmalıdır.

Bunun böyle olması içinde sağlık alanında kamucu politikaların esas alınması ve 1.Basamak sağlık hizmetlerinde geleneksel tıbba da değer veren güçlendirilmelerin yapılması gerekir.