Utku KABAKCI'nın 13 Şubat 2026 tarihli yazısı: Dekor Futbol, Başrol İnsan (9)
Futbolun vitrinine baktığımızda bol sıfırlı bonservis bedelleri, milyonlarca takipçisi olan yıldız oyuncular, dev sponsorluklar ve muazzam bir gösteri sektörü görüyoruz. Peki ya vitrinin ardında kalanlar? Pek önemsemediğimiz alt ligleri kastediyorum. Alt liglerde mücadele eden futbolcuların, teknik direktörlerin motivasyonları, heyecanları ve beklentileri de futbola dair değil mi?
Alt liglerde büyük hayaller kuran genç yeteneklerden, kariyeri boyunca sayısız iniş çıkış yaşamış tecrübeli isimlere kadar birbirinden farklı psikolojik arka planlara sahip pek çok oyuncu ter döküyor. Ancak karşılarında yalnızca rakip takımlar yok. Düzensiz ve yetersiz ödenen ücretler, elverişsiz koşullarda yapılan uzun deplasman yolculukları ve imkânları kısıtlı tesisler de aşmaları gereken engeller arasında bulunuyor.
Tüm zorluklarına rağmen alt liglerin kendine özgü bir tutkusu olduğunu da inkâr etmemek gerek. Futbolcular için maçlar bir çıkış kapısı arayışı, atılan her gol bir üst lige belki de daha büyük bir kulübe uzanan umut anlamına geliyor. Teknik direktörler ise çoğu kez sadece saha kenarında taktik veren kişiler değil, aynı zamanda birer yönetici ve psikolog olmak zorundalar. Çünkü hem kendilerini hem de oyuncularını motive edebilmek için maddi imkânların ötesinde dayanaklar bulmaları gerekiyor.
Alt liglerde forma giyen sporcuların büyük bölümü futbolculuğu sıradan bir uğraş ya da yalnızca bir meslek olarak görmez. Onlar için futbol ailelerine daha iyi bir gelecek sunma, çocukluk düşlerini gerçeğe dönüştürme ve hayata sıkı sıkıya tutunma mücadelesidir. Belki de alt liglerin o derin tutkusu ve sahiciliği tam olarak buradan besleniyordur.