Sibel BAY'ın 4 Şubat 2026 tarihli yazısı: Günümüzde Televizyon Yayıncılığı

Günümüzde pek çok özel televizyon kanalı açılmış olmakla birlikte bu kanallar devlet tarafından RTÜK ile kontrol altına alınmaktadır. RTÜK düzenlemeleri ve özel kanalların maliyetlerinin günümüz şartlarına göre yüksek olmasına rağmen gün geçtikçe özel kanal sayıları artmaktadır. Devletin tekelinde bulunan kanallar (TRT Kuruluşları) özel sektörün rekabetinin çoğalması ile birlikte eski ehemmiyetini ve medya krallığını kaybetmiştir. Bununla birlikte özel sektörün oluşması ve yeni kanallar ile birlikte Medyanın tekelde bulunması ve taraflı yayın bir nebze de olsa azaltılmıştır.

Çağdaş toplumun kültürel gelişimine katkıda bulunabilecek programlar yerine, popüler kültürün egemen olduğu programlar ve TV’lerde her gün bir benzerini görebileceğimiz drama, yarışma, eğlence, magazin türünden programlar televizyonları kaplamış durumdadır. TRT’nin özel televizyonlardaki gibi popüler yerli diziler, yarışma ve diğer programların yayınlanmasının izlenilirlik oranlarını değiştirdiği ortadadır. TRT’nin televizyonda bu tür programlara yer vermesi ise her şeyden önce onun bir kamu hizmeti yayıncısı olma durumunu tehlikeye sokan bir gelişmedir. Çünkü bir kamu hizmeti yayıncısı kurumu olarak TRT’nin en başta gelen görevi eğitmek, bilgilendirmek ve bunları yaparken de eğlendirmektir. Buna rağmen, günümüzdeki eğilimin nerdeyse tamamen eğlendirmeye ve popülerleşmeye kaydığı görünen bir gerçektir. Televizyon yayıncılığının bugününe baktığımızda hemen hemen tamamı diziler, yarışmalar, eğlence ve magazin programlarından oluşan yapının topluluğumuz için ümit verici olmadığı ortadadır. Birbirine çok benzeyen özel kanallar nedeniyle, yayıncılıkta özelleşmenin izleyicilere çok alternatifli ve program çeşitliliğine dayanan bir yayıncılık düzeni getirmediği açıktır. Bundan dolayı, televizyon yayıncılığında bu durumun düzelmesi, rekabetin sadece izlenirlik olmak ile sınırlandırılmadığı çağdaş yayıncılık ve kültür politikalarının geliştirilmesine bağlı durumdadır. Tüm bu değişimleri göz önüne aldığımızda kamu hizmeti yayıncılığının daha da önem kazandığını söylemek yanlış bir değerlendirme olmayacaktır.

TRT'de diziler genellikle sosyal sorumluluk projelerine yer verirken, dizilerin geçtiği yerler de genellikle devlet için önemli olan kurum ve kuruluşlardır. TRT dizilerinde geçmişten günümüze insanın önemli olduğu, aile ve toplum ilişkilerine, kültürel değerlere önem veren bir doğrultuda ilerlediği görülmektedir. Seksenler, Leyla ile Mecnun, Tutunamayanlar gibi diziler ticari kanalların yayıncılık anlayışından uzak bir görünümdedirler. TRT reyting kaygısından çok kaliteli ve çeşitli program sunmayı hedeflemektedir.

Ticari kanallara baktığımızda ise reyting unsurunun ön planda olduğunu ve bu doğrultuda hareket eden bir yayıncılık anlayışını benimsemektedirler. Örnek vermek gerekirse TV8 'de yer alan Survivor yarışmasının fragmanlarında genellikle kavga, tartışma, sakatlanmalar yani izleyiciyi çekerek reyting hedefleyen unsurlar yer almaktadır. Komedi programları da TRT'nin aksine absürt ve mahremiyet içeren güldürü unsurlarını barındırır. Bunun yanı sıra diziler de genellikle birbirinin kopyası niteliğinde olup, reytingi artırmayı amaçlayan, aile ve toplumsal değerlerin önemsiz olduğu, cinsellik ve şiddetin baskın olduğu, Aşk-ı Memnu, Hercai, Kurtlar Vadisi, Sen Anlat Karadeniz gibi dizileri içerir.

TRT, haberlerin toplanmasında tarafsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı olduğunu, haberler ile yorumları ayırarak sadece bilgi verme amacında olduğunu belirtmektedir. TRT haberciliği sunumlarında tarafsız olmak adına daha nesnel ifadeler kullanmaya çalışmaktadır. Ticari televizyon haberleri ise, görselliğe ve haberin sunumuna önem vermekte ve haberleri bir eğlence şovu haline getirmektedir. Ticari televizyon haberciliğinde ekrana yazılan cümleler, popüler müziklerin kullanımı gibi unsurlarda haberin izlenilirliğini arttırmak için kullanılan unsurlardır. Komedi, müzik kan vahşet ve şiddet öğeleri haberlerde bulunmaktadır. Ticari televizyon haberciliği ile TRT haberciliği arasındaki en önemli farklardan biri hem sunucuların hem muhabirlerin ticari televizyonlara beraber yıldızlaşmasıdır.